Ermeni ve Rum Evlerinde Define Arayanlara Arşiv Konu


 Yunan ve Ermeni olanlar papazların saklama emri doğrultusunda ellerinde iğneden ipliğe kadar ev ve mağara gibi yerlerde sakladılar bu biliniyor. En değerli altın gibi eşyaları da evlerinde sakladıklarını biliyoruz şöyle bilgiler var, ev duvarı. çevresinde olan ağaç dipleri, bu ağaçlar genelde meşe, tut ağacı ve incir ağacı olur, bu ağaçların dibinde kesinlikle bakın gömü var ise kaya korlar bu kayalar doğal görülür bazende ağaç ve bahçedeki ocakların tam ortasında olan ana kaya altına koydukları da olmuştur. 


  • Ermeniler genelde 3 ağaç en yaşlı olanı hedef alarak gömerken rumlar ise gömüden sonra ağacı üzerine ektiklerine şahit oluyoruz, bu hesaba bazende kuyu dahil oluyor, ağaç kuyu ilişkisi dışında kuyu bir bütün olarak kullandıklarını biliyoruz, eski evlerdeki kuyular önemlidir duvarları ve tam dibini oyarak kullandılar bazende oda şeklide yapmışlardır dikkat edin uzun sure kullanılmayan kuyular çökme tehlikesi taşır. 


Evin bahçesini düşünün kare yapın tam ortasına bakın genelde taş içi yada altına korlar yok öle değilse 1,10 cm derinde olur, birde kuyunun iç duvarı önemlidir iç duvardaki yapı taşları arasında kaya yapısı daha kaliteli olan taşlara dikkat edin onların arkasında bir kese olur el dirseğe kadar girer keseyi alırsın, dikkat edin bazı kuyular içe doğru genişler, yani altı geniş üst tarafı dardır bu tip kuyulardan bir taş söküldüğünde kuyu direk göçer aman buna dikkat edin işimiz definecilere bilgi vermek hayatlarını tehlikeye atmak değil.


Ev içine gelince


Evin altına mahzen yaptılarsa temelden giriş olur, bu mahzen çok zaman kiler olarak kullanılır giriş ev içindendir başka yerden aramanıza gerek yok; Ermeniler yada Yunanlılar ev gibi yerlerde giriş yada son yere genelde aile putu deriz ya onu kullanırlar, içerideki ocağa dikkatli bakılmalı iç tarafta yukarı bir el uzatımı kadar yere kasa bırakırlar artı ocağın altına 1 metre inilirse gizli oda yapıldığını görebilirsiniz. Şöyle düşünün eşkiyalar kol geziyor her daim eve baskın yapıp tüm değerli eşyaları alıp gidiyor buna önlem için nasıl bir saklama metodu uygulamak lazım gibi kendi kendinize sorun öyle araştırma yapın. 


Bahçe


Yunan ve ermeni ev halkının mezarı ya evin bahçesindedir veya da yakında bulunan tepede olur, genelde mezarlarına hediye eşya koydukları da görülür. Yunan mezarları ermeni mezarlarına göre daha çok hediye eşya saklayan medeniyettir. Evlerdeki mutfaklarda önemlidir, buralarda para korlar genelde atık suyun koku pis olan yerleri tercih etmişlerdir, evlerin arkasında evle bağlantısı olmayan ahırı varsa mutlaka olur bu ahırdan depoya inmek için gizli kapı yaparlar tam temelden girilir ortalı olmalı girişiniz, pencereler kapılara da para saklandı ama parayı almanız için kapının yada pencerenin tam duvarlarını sökmek gerek zira onlar söker kasa yapar sonra tekrar yerleştirirlerdi. bazı yunan ve ermeni evlerinde mihrap gibi tak gibi yer olur bunlarda sıva varsa sıvanın arkasına bakılmalı artı tam önüne de bakılmalı taş altına para koydukları olmuştur.


Ocaklık


Ocaklığın altına dikkat edin burası en garanti yerdir, eve baskın yapan eşkiyaların hiç birinin aklına gelmeyecek nokta yanan ocağın altıdır, dediğimiz gibi para akla gelmeyecek yada baskın sırasında aranması en zor olan yerlere saklanırdı. Eşikliği düşünün oda aynı mantığa hizmet eder kapı eşikliğindeki kesme taşın altına bakmak kimsenin aklına gelmez kapıdan girişte ilk bastığınız taş çok önemlidir eğer karşı tepede küçük yuvarlak oyma ayak bastığınız yere bakar şekilde ise burada kesin para vardır. bu daha çok ermeni gömü mantığında yer alır, Yunanlılarda ise dış temel sıva altı gibi alması daha zor alanlar seçerler.


Duvarlar 


Yunan ve Ermeni evlerinde duvarlarda bazen oval taş olur bu taşların üzerinde işaret var ise çek bak onda mal var eyer işaret yoksa sırtını daya baktığı yer ya kapı yada penceredir oraları incele, kapı girişinde genelde 3 basamaklı giriş olur bu basamakları incelemek gerek nasıl mı kaldır bak altında ne var, evlerdeki sedirler vardır kayadan yapılır hanı oda mezarlarda cesetlerin olduğu sedir vardır bu evlerde aynı tipte sedirler olur onları iyi inceleyin bazen mal bazende gizli oda bu sedirin altında olur. 


Evlerdeki duvarlardaki olan murçlar çiviler çeşitli demir parçaları çakılı ise ki olur iyi incelenmeli ya altında olur yada sırtını daya karşısına bak orada olur. ama dediğim gibi bu demirlere iyi bakın hiç bir işe akla mantığa uymamalı olduğu yer.Birde şuna dikkat edin buna sıkça rastlıyoruz, evin oturma odasından dışarı görünür noktalar çok önemlidir, şöyle düşünün siz paranızı dışarı ağaç altına yada kuyuya sakladınız ama evin içinden her daim gömü noktasını görüyor olmalısınız bu en sık rastlanan sistem çokta haklılar kim olsa aynı yapar adam evinde salonda sedirin üzerinde oturuyor pencereden dışarı ilk baktığı nokta gömü yaptığı noktadır bunu dikkate alın evin oturma odasına girin pencereden dışarı bakın bakalım dikkat çeken neler var.


Ermeni Evleri Giriş Kapısı


Ermeni evlerindeki define yerlerini tek tek yazdık,  hepsinden önemlisi mantıktır siz olsanız nereye gömerim mantığını kullanın ona göre araştırma yapın.


1. Yemek ve ekmek pişirme noktaları olan (ocak)lar .buralarda gömüler ateşin tam altına gelen noktaya yapılabildiği gibi,bacanın içinde bir bölüme veya dış temel dipleri kullanılabilmektedir.


2. Merdiven atları.. buralarda tespit yapılırken eve giriş merdivenleri olabileceği gibi;iç mekandaki üst kat merdivenlerini de dikkatle gözlemlemek gerekir. Merdivenlerin önemli olan noktası en alttaki veya alttan üçüncü basamağın iç dolgusu olabilir. Özellikle taş veya moloz dolgulu merdivenler bu açıdan önemlidir.


3. Kapı eşikleri.. evlere girişte çoğu insanın dikkatini çekmeyecek olan noktalardan birisi sürekli üzerine basılarak geçilen kapı eşikleridir. Bu noktalar çoğu define avcılarının nasip elde ettikleri noktalardır. Bunun için sokağa açılan kapının iç eşiğinin altını sağlıklı bir biçimde tespitten geçirmek gerekecektir.


4. Avlu içinde uzun ömürlü ağaçlar.. bunlar genellikle armut ceviz alıç ve dut ağaçlarından oluşur. Zaman zaman çam ahlat gibi ağaçların altı veya belli mesafede yakınları tercih etmekle beraber. Değişik ağaçlar avlu içinde pek sık görülmemektedir. İsmini verdiğimiz meyve ağaçları Anadolu nun sıkça rastlanan türleridir. Bu tür ağaçlar gömü anlamında şüphe uyandırıyorsa bunların ev tarafından görülen yönleri içinde 3-5-7 gibi adımlarla çevresi cihazla taranmalıdır.ve tespitler buna göre yapılmalıdır. Şayet aynı avlunun içinde iki veya 3 gibi fazla sayıda ağaç mevcutsa bu durumda ağaçlar arasında geometrik bir bağlantı kurulmalıdır.


5.  ermeni evlerinde saklama metotları içinde eski evlerin büyük odalarındaki tavanda kullanılan (baba ) diye adlandırılan hatıl ağaçları içinde saklama yöntemleri vardır. Paralar ve kıymetli eşyalarını bu ağaçların içine 2 parmak girecek şekilde delik açılarak deliğin içine parmakla bastırılarak sıkıştırılır. Ve delikler parayla doldurulur.


6. ermeni ve Rumlara ait eski evlerin kalın duvarlı olanları içinde pencerelerin iç/alt kısmının oyularak paraların buralara doldurulması metodu bayağı yaygın rastlanmaktadır.


7. ahır ve kilerler. Hayvan barınağı olarak kullanılan ahır, Mekanları içinde özellikle saman doldurulan herkesin her an göremeyeceği mekanlar olan samanlık altları çok önemlidir. Kilerlerde ise harman zamanı bitirilip ev sahibinin bütün kışlığı olarak çuvallar dolusu buğday veya un malzemesinin tam altına gelen noktalar dışarıdan bir insanın hemen müdahale edebileceği noktalar değildir. Bu tür yerler insanların gözünden uzak olan hedeflerdir.


8. evlerde bulunan kuzu neler kaç adet olduğu bunların tamamının bacaları olup olmadığına dikkat etmek gerekir. Bacası olmayan sahte kuzu ne yemek pişirme yerleri mevcuttur.


9. evlerin üst bacalarında araştırma yapmak orda değişik bir taş veya baca kapaklarının içini mutlaka kontrol etmek gerekir.


10. Giriş kapısının kam karşı tavanı,  burayada dikkat edin ya işaret görürsün yada horasan sıva her ikisinden biri varsa gömüyü buldunuz demektir.


Bunların dışında akla hayale gelmeyecek pek çok noktalardan gömü çıkma olası çoktur. Bunlardan kuyular, Hayvan su içme yalak altları, Dibek taşı altları, gömme banyolar ve buna benzer sayamadığımız birçok yerlerde dikkatli ve araştırma yapılmalıdır.


Eğer ahır kapısı girişinde yani duvara gömülü (loğ) varsa ( eskiden toprak evlerin üstünü su akmasın diye yuvarladıkları 30 -40 kğ civarında yuvarlak kaya ) ermeni evlerinin çoğunda olur loğ dediğim yerdeyse malı içerideki sağ taraftaki pencerenin altında duvarın içinde olur eğer loğ renkli değilde beyaz ise üstünde istavrozu varsa loğun içinde olur 2 evin taştan merdiveni varsa 1. basamakla 3 basamağın altına taşları sökülüp bakılır 3 evin ocaklığı varsa ( odunla yemek pişirdikleri yer ) tam altı kazılır ona keza ocaklığın tam üstü yani baca deliğine dikkatlice bakın eğer değişik bir taş varsa çekmece olma ihtimali yüksektir ve o taşın üstünde de genellikle yarım ay istavraoz ve murç deliği olur 4 evin tataklığı ( yani önceden yatakların konduğu taştan örme yer ) boşluk sesi aranmalıdır 5 eğer evin ocaklığa yakın civarında veya ahırında taşta çakılı halkalı demir zikke varsa malı sikkenin tam karşısındaki duvarda olur eğer sikke halka yoksa olduğu taş sökülür.


Ayrıca;


1. Avluda veya bodrumda bulunan havuzun altında küçük mahzen olabilir?


2. Kuyunun ağzından itibaren 1 mt. aşağısında veya kuyunun hemen yanında kör pencere olabilir?


3. Duvar bulunan taşlardan,çok geniş olanının içi boş olabilir?bu taşlar genelikle mutfak duvarında olur.


4. Bodrum tavanındaki 2 ağacın arasında kaya parçası varsa? içi boştur


5. Avluda tulumbanın atık su için yapılan kanalı,yer altındaki tünelin şeması olabilir?


6. Bodruma inen merdivenin sahanlığının altında ve yan duvarlarında gizli pencere olabilir?


7. Bodrumun avluya bakan küçük penceresinin içinde olabilir?


8. Avluda bulunan incir ağacının dibinde olabilir?


9. Bodrum kapısının eşiğinden 1 adım ilerisinde olabilir ?


Ermeni Evleri 10 Madde Diğer Araştırma


1- Ermeni ve rum evlerinde şömine çok önemlidir şömineye bakın, çömine önündeki yatay taşada bakın, bazı evlerde tandır vardır, salondadır, tandırın içine bakın, içerideki taşlar arasında çekmece olan vardır yada horasan sıva vardır onlara bakın para onların arkasında olur.


2- Ermeni evlerinde misafir odalarına bakın, Örneğin, bazı Hristiyan evlerinde dini veya alt-kültürlerine ait, haç veya çift-başlı kartal gibi, dekoratif figürler vardır.


Mesela Müslüman evlerinde selamlık, evin erkek üyelerine veya erkek misafirlerine tahsis edilmiş bölmesidir. Haremlik ise bunun bayanlar için ayrılmış eşdeğeridir. Ev odalarının bu şekilde ayrılmasının gerisinde yatan fikir ‘mahremiyet içinde yaşamaktır’. Hristiyan evlerinde bu ayrım aile üyelerinin kullandıkları odalar değil sadece misafir odaları için vardı.


Ayrıca, Müslüman evlerinde Hıristiyan evlerinde olmayan, abdest ve banyo amaçlı kullanılan, sofa dahilindeki seki altında, ‘çağ taşı’ isimli bir bölüm bulunmaktadır. Bazı Ermeni evlerinde seki altı bulunduğu doğrudur ama dini amaçlı kullanılan bir yer değildir. Eğer ermeni evinde seki taşı varsa altına mutlaka bakın.


3- Birde ermeni evlerinde olan ama Müslüman evlerinde bulunmayan bir bölme vardır: bu bölme şarap mahzenidir. Çünkü dini nedenlerden dolayı gayrı-Müslimler evlerinde şarap tüketip üretebiliyorlardı. işte paranın olma ihtimali en yüksek yer burasıdır.


4- Evin giriş kapısına iyi bakın, üste bakın, üst tarafta niş yada balkon olmalıdır, kapının tam girişi letonlu yani kemerliyse ayağınızın altındaki merdiven yada eşik dediğimiz taşa bakın. giriş düz letonlu yani dikdörtgen kesme taş varsa orada birde atkı taşı olur bu taşın arkasına bakın orada iyi para vardır.


5- Eğer cepheden içe bükülen giriş varsa bu mimari yapının 2 penceresi vardır, bu pencerelerden dışarı bakarsan parayı görürsün.


6- Giriş cepheden dışarı doğru taşar şekilde yapılmışsa bu direk zengin evidir hemde çok zengin. buna konak derlerdi, bu evin avlusuna iyi bakın, köşk denilen alan olacak, yazın oturulan yerdir burada asma yada büyük ağaç olacak genelde gölge yerdir. yemek falan burada yenir, İşte buraya bakın ev sahibi avluda paranın üzerinde oturur vaziyettedir.


7- Ermeni evi yapımında kullanılan malzemelere çok dikkat edin, hem malzemeye hem metal aksamlara. ev eğer yontulmuş mermer taşla yapılmışsa bu mermerleri inceleyin, hepsi aynı mermer değildir farklı mermer ocağından getirilmiş mermer yapı taşı varsa bunun arkasına bakın para oradadır.


8- Ermeni evinde kitabe varsa burada mutlaka para vardır, kitabe genelde kapı girişinde biyerde olur yada ön cephededir. Bu kitabelerde haç, Dikdörtgen oyma, kare oyma, oval, üç dilimli (yonca şeklinde), yarım daire ve yuvarlak gibi dir boyları birbirinden farklı olabilir, pencerelerde yada girişlerde olur, özellikle üst kısımlardadır. eğer penceredeyse üste bakın üstte söve vardır yada sövenin üst tarafına bakın oralara biyere bakın bir miktar para vardır.


9- Ermeni evine giderken sokaktan avlu sınırına avlu sınırında girişe giden yolu iyi takip edin. avlu sınırına girdiğinizde paranın ya yanından geçersin yada üstüne basar geçersin.


10- Ermeni evlerinin planlarına iyi bakın,, genelde sofa-tokana ve harem üçlüsü şeklinde planlanır, yani hol salon aynıdır, tokanada dediğimiz mutfaktır,  harem ise yatak odasıdır. Bu evler avlu veya kapalı bir hol etrafında şekillenmiştir. bunlara Dışa kapalı içe dönük sofa merkezli evler denir. eve girdiğinde hol vardır hole girersin. duvara yakın yerlerde oturma sedirleri, yada süs eşyalarının koyulduğu taş masa vardır bunun altına bak altta zemin taşında farklı mermer taş olacak kaldır para altındadır.


Ermeni ve Rum Evleri Mimarisi


Bu konuda  Ermeni ve Rum konutlarının iç ve dış cephe tasarımlarının kapsamlı analizinden bahsedilecektir. Yoğunluk ermeni evleri ele alınmıştır. 


Ermeni evlerinin girişleri biçimleniş ve detayları ile en önemli sivil mimari unsurlarından biridir.  Girişleri oluşturan söveler, profiller, alınlıklar, konsollar, kemerler ve sütunlarla cephelere çok önemli sembolik anlamlar yüklenmiştir. 


Evlerin Genel Özellikleri


19. yüzyıl sonunda azınlık gruplar olarak adlandırılan Ermeniler genellikle ticaretle uğraşmışlar ve varlık içinde yaşamışlardır. Bu gruplar çoğunluk olarak doğu ve güney doğu bölgelerimizde görkemli ve büyük evler yapmışlardır.


Ermeni evlerinin planlarında, genelde sofa-tokana ve harem üçlüsü belirlemektedir. Bu dönemde yapılan evlerde planın fonksiyonelliği öne çıkarılmış ve evler avlu veya kapalı bir hol etrafında şekillenmiştir. Dışa kapalı içe dönük sofa merkezli evler daha sonra Hıristiyan nüfus ve Osmanlı’daki batılılaşma eğilimleriyle birlikte dışa dönük olarak planlanmaya başlanmıştır. Değişmeye başlayan ev anlayışında özellikle gösteriş ve ihtişama ağırlık verilmiştir.


Ermeni evlerinin bir kısmı  taş malzeme kullanılarak inşa edilmiştir, dar sokaklar boyunca birbirinin görüş alanını etkilemeyecek şekilde tek katlı, iki katlı ve daha çok konak niteliğinde değerlendirilmiştir (1. resim). Dış mimaride hareketli cepheler, açık köşkler, kat aralarındaki konsollar ve balkonlarla evler, ev sahibinin maddi gücünü temsil eder şekilde tasarlanmıştır.


Sokaktan avluya veya avludan eve geçişi sağlayan girişler, genelden özele geçişi belirleyen ev mimarisindeki en önemli unsurlar olarak dikkat çekmektedirler. Tarihi süreçte hiç kaybetmedikleri önemleri, sokak dokusuna sağladıkları hareketlilik ve dönem özelliklerini yansıtan üslupları ile giriş cepheleri oldukça farklıdır.


Girişlerin Konumu ve Yönü


Tarihi süreçte önemini yitirmeyen mimari öğeler olarak girişler, Ermeni evlerinde de, yöresel özellikler ve farklı tekniklerle biçimlenmiştir. Ermeni evlerinde girişler, genellikle cephelerin ortasına bazen de köşeye yerleştirilmiş ve üç farklı guruba ayırmak mümkündir. Her bir grubun kendi içerisinde farklı örnekler içerdiği görülmüştür. Cephelerde evin boyutlarına paralel olarak düzenlenen girişler, cepheleri hareketlendiren önemli mimari öğelerdir.


Girişler, genellikle evlerin sokağa açılmış ana kitlesinin ortasında konumlandırılmıştır. Bazı evlerde, özellikle konak tarzı zengin evlerinde bu konumlanış yön olarak sokaktan uzaktır. Az da olsa bazı örneklerde girişler, arazinin yapısından dolayı köşeye alınmış veya yana kaydırılmıştır. Özenli konumları ile vurgulanan girişler büyüklükleri, genişlikleri ile evlerin hacim ve mimarisine paralel olarak şekillenmiştir.


Belli bir yön olgusunun olmadığı, arazinin konumuna göre yapılandırılan evlerde girişler, bazen bir niş içine bazen de bir balkon altına çekilmiştir. Bu anlamda cephedeki hareketliliğin yanı sıra girişler güneş, yağmur, kar gibi dış etkenlere karşı da korunmuştur.


Konumlarına Göre Girişler ve Özellikleri


1. Cepheyle Aynı Düzlemde Olan Girişler


2. Cepheden İçe Çekilen Girişler


3. Cepheden Dışa Taşan Girişler olarak üç farklı tipe sahip girişler, kendi içlerinde de;


Tipolojilerine Göre Girişler


Düz Lentolu Girişler


Kemerli Girişler


b.1. Basık Kemer Formlu


b.2.Yarım Daire Kemer Formlu


c. Herhangi Bir Sınıflamaya Dahil Olmayan Diğer Girişler


1. Cepheyle Aynı Düzlemde Olan Girişler


Bu tür girişler, cephede dışa ya da içe doğru herhangi bir taşıntı yapmadan duvarla aynı düzlemde konumlandırılmıştır. Ermeni mimarisinde  incelenen eski evlerde yaygın olarak kullanılan bir giriş tipidir.


1.a. Düz Lentolu Girişler: Bu tipteki girişlerin kullanımı, kemerli girişlere göre daha azdır. Fakat çok sade örneklerin yanı sıra çok özellikli örnekler de bulunmaktadır. Lentolu girişlerde dikdörtgen [prizma] içerisine yerleştirilen kapı üzerindeki atkı taşı ve üstüne konan çeşitli formlardaki pencerelerle, girişlere farklı ifadeler kazandırılmıştır. Bu düzenleme yaygın olarak kullanılmıştır.


 1866 tarihli bir ermeni evi girişi düz lento ile biçimlenmiştir. Giriş üzerinde yer alan kilit taşı vurgulanmış yarım daire formlu giriş alınlığı, demir şebekeli pencere açıklığı şeklinde düzenlenmiştir. Bu uygulama cephe hareketliliğine katkıda bulunduğu gibi aydınlık unsuru olarak da dikkat çekmektedir. düz lentolu girişte ise cephe bir haç formu içerisine yerleştirilmiştir. Silmelerle çerçevelenen cephede oval pencere ve üst kısımda boş kitabelikle bu tipte farklı bir uygulamanın örneğidir.


1.b. Kemerli Girişler:


b.1. Basık Kemer Formlu Girişler: Girişlerde en çok kullanılan kemer formudur. Genellikle dikdörtgen prizma şeklinde düzenlenen girişlerde bu tip, farklılıklar göstererek uygulanmıştır. Basık kemerler geçmesiz düz, bazen de geçmeli (lambazıvana) olarak düzenlenmiştir. İki renkli taşların da alternatif olarak kullanıldığı bu tipte geçmelerin, cepheye hareketlilik kattığı da bir gerçektir. Basık kemerle profillenen taş söveli girişlerde kilit taşı, kemerin bitim noktası ve kemer köşelikleri de genellikle bezeme alanı olarak kullanılmıştır. Yapılan araştırmada bu tipte özellikle detaylarda farklı çok fazla örnek tespit edilmiştir.  üzerinde üç dilde yazılmış bir kitabesi bulunan H.1244 tarihli giriş cephesi, basık kemerli ve sade bir düzenlemeye sahip olanlar vardır. Ermeniler bu tip girişler oldukça yoğun olarak kullanılmıştır.


b.2. Yarım Daire Kemer Formlu Girişler: Girişlerde yaygın olarak kullanılan ikinci kemer formu yarım daire kemerdir. Türk sanatına yabancı olan bu form Ermenilerde yoğun olarak yaşayan Hıristiyan nüfusun mimariye etkisi olarak düşünülebilir. Kuruluş olarak diğer tip girişlerle aynı mantıkla oluşturulan kapılarda kemerler fazla derin tutulmamıştır. Dekoratif özelliğiyle ön planda olan bu tip girişler, cepheye sağladığı hareketlilik ve farklı kimlikleriyle kendine özgüdür.


Bu tipte birçok örnek tespit edilmiştir, Farklı derinliklerdeki silmelerle çerçevelenen giriş, içten alçak kabartma (rölyef) tekniğinde dilimli bir frizle hareketlendirilmiştir. Geçmeli olan taşlarla oluşturulan kemerin üzerinde dikdörtgen formunda bir kitabelik yer almaktadır. Bunun içerisinde uç kısımları palmetlerle sonlanan iki madalyon kabartma olarak değerlendirilmiştir.


c. Herhangi Bir Sınıflamaya Dahil Olmayan Diğer Girişler: Bu grupta dilimli, at nalı veya daha farklı biçimde şekillendirilmiş kemer formları giriş açıklıklarını kapatmaktadır. Bu tipe 87 Nolu evin dilimli girişi bu grupta incelenebilecek sade bir örnektir.


2. Cepheden İçe Çekilen Girişler


Bu tip girişler Ermenilerde yoğun olarak kullanılmıştır. Cephede, yüzeysel niş şeklinde veya daha derin eyvan tarzında uygulanarak düzenlenen girişlerle hem hareketlilik sağlanmış hem de giriş dışarıdan gelecek olumsuz şartlara karşı korunmuştur. Farklı derinlikleriyle girişler, tek ya da çift yönlü düzenlenen basamaklarla vurgulanmıştır. Girişlerdeki bu derinlikler bazen keskin hatlı prizmalarla bazen de taşıyıcı özelliği olmayan sütun veya yüzeysel payelerle çerçevelenmiştir. Bu girişlerin üzeri açık farklı uygulamaları da mevcuttur. Bu tip girişlerde tepe veya yan kısımlarda ki pencere kullanımı da yaygındır. Bu pencerelerin dekoratif özelliğinin yanı sıra fonksiyonel özellikleri ön plandadır.


Cephedeki konumlandırılışlarıyla farklı olan bu tipteki mimari kuruluş ve düzenleme, diğer girişlerle hemen hemen paraleldir. Lento veya farklı kemer formlarıyla biçimlenen bu tip girişlerde de diğer grupta olduğu gibi sade örneklerin yanı sıra abidevi örnekleri de görmek mümkündür. 


Bu tipteki örnekler;


2.a. Düz Lentolu Girişler: Bu tipe,  evin giriş cephesi düz lento ile oluşmuş anıtsal bir örnektir. 1866 tarihli olan bu cephede, iki kademeli olarak düzenlenen giriş, en dıştan yuvarlak bir kemerle sınırlanmış içte ise kapı iki sütunla hareketlendirilmiştir. Sütunların başlıkları volütlü ve uzun tutulmuştur. Sütun başlıklarının üzerinde yuvarlak kemerle cephe tamamlanmış ve orta kısmında dikdörtgen çerçeve içerisinde üç dilli bir kitabe bulunmaktadır.


Bu tipe diğer bir örnek ise, Düz lento ile biçimlenen giriş anıtsal bir örnektir. 19. yüzyıl sonlarına tarihlendirilen girişte lento yanlarda volütlerle hareketlendirilmiş ve ön kısımda yuvarlak formlu bitkisel üstte ise yumurta dizisinin yer aldığı başlıklarla ağır bir korniş taşınmaktadır. Bu kornişin üzerinde dikdörtgen formlu pencere yer almaktadır. Giriş cephe hizasından itibaren yuvarlak kemerle tekrar vurgulanmıştır. Bu tipte anıtsal örneklerin yanı sıra basit düzenlemelere sahip örnekler de mevcuttur.


2.b. Kemerle Oluşan Girişler


b.1. Basık Kemerle Biçimlenen Girişler: Girişler basık kemerle biçimlenmiştir. Girişteki basık kemerler ikili geçme taşlarla oluşturulmuştur. Kilit taşlarında da 1255 tarihini veren bir kitabe bulunmaktadır.


b.2. Yarım Daire Kemer Formlu Girişler:  Bu tipte düzenlenmiş örneklerden sadece biridir. Kemerin kilit taşında üç dilli bir kitabe ve 1864 tarihi yer almaktadır. Dikdörtgen planlı bir de pencere bulunmaktadır. Ermeni evlerindeki  girişler de genellikle en yaygın olarak kullanılan tiptir


Herhangi Bir Sınıflamaya Dahil Olmayan Diğer Girişler: Bu tip girişlerin Germir’de oldukça farklı örnekleri bulunmaktadır. Bu grupta dilimli kemer formu veya daha farklı formlar da giriş kapılarında uygulanmıştır.

3. Cepheden Dışa Taşan Girişler

Ermeni evlerinin sokak cephelerinde önemle vurgulanan bu tip, girişler içerisinde en özellikli olandır. Cephedeki simetrik kuruluşları, dışa veya yukarı taşıntıları ile daha çok zengin insanların yaşadığı konak tarzındaki evlerin girişleri bu şekilde düzenlenmiştir.  Rum ve Ermeni dış kapıları genelde ‘arkaik’ tarzı yansıtırken, Müslüman ev girişlerinde ‘Selçuklu’ tarzına rastlanır. Ermeni evlerinin avlularındaki ‘köşk’ denilen alan, yazları aile üylerinin oturma, uyuma ve yemek yeme mekanı olarak kullanılıyordu.


Bu tipteki girişler;


a. Düz Lento ile Oluşan Girişler

Yarım Yuvarlak Formlu Kemerle Oluşan Girişler olarak ikiye ayrılmaktadır. Gücün ve zenginliğin vurgulandığı  girişlerde, zengin taş bezemeleri, katlı profillerle taçlandırılmış çeşitli formdaki kemerleri ile ışık gölge pilastikitesi keskin ifadelerle sunulmaktadır. Diğer iki gruba göre örnekleri daha azdır. Mimari ve dekoratif öğeler, kapıların ifade kazanmasında yine en belirleyici unsurlardır. Bu tipteki anıtsal örneklerle evlere kazandırılan kimlik o dönemin sanat anlayışı ve üslup özellikleri açısından belirleyici bir nitelik taşımaktadır.


a. Düz Lento ile Oluşan Girişler: 1866 tarihli  evin giriş cephesinde görülmüştür. Giriş düz lento ile oluşmuş ve üzerinde yarım yuvarlak formlu içerisi özellikli şebekelerle dolgulanmış bir pencere ile tamamlanmıştır. Giriş dıştan çift sütunlarla sınırlandırılmış ve sütunlar üstte yuvarlak kemerlesonlandırılmıştır. Girişteki kemerlerin kilit taşları vurgulanmış ve en üstte taş konsollarla cephe tamamlanmıştır.


Yarım Yuvarlak Formlu Kemerle Oluşan Girişler:   Papazın evi olarak bilinen bu tip  önemli örnektir. 1878 tarihli olan bu cephe yuvarlak kemerle oluşturulmuş bezeme özellikleri ve farklı kimliğiyle anıtsal bir cephe örneğidir.


Girişlerdeki Malzeme ve Teknik


Özenli düzenlemeleri ile girişlerde taş malzeme kullanılmıştır.  işlenmesi kolay taşlarla, Girişler çok düzgün ve temiz bir işçilikte ele alınmıştır. Ermeni evlerindeki taş malzeme genellikle taş ocaklarından getirilen yonu taşlarından yapılmıştır.


Taş işçiliğinin bir sanat haline geldiği Ermenilerde, bu olgu girişlerde önemini daha da artırmaktadır. Yüzeyi sıvanmayan taş, alçak-yüksek kabartma, oyma (kazıma) ve çizgi gibi farklı tekniklerle adeta evlerin konuşan dili olmuştur.


Girişlerde taş, ahşap ve metal başarılı bir şekilde kaynaştırılmıştır. Her birinin farklı kullanım yerleri olan bu malzemelerden ahşap, çift ya da tek kanatlı kapılarda, çatkı veya çatma gibi tekniklerle oluşturulmuştur. Girişlerde kullanılan tokmak, kilit, çivi gibi metal aksamlarda da dövme ve döküm teknikleri kullanılmıştır.


5. Girişlerdeki Metal Aksamlar


Eski Ermeni evlerindeki girişlerin zenginliği, kapıların metal aksamlarında da devam etmektedir. Ev sahibinin mesleğinin, dininin, gücünün kısaca kimliğinin yansıtıldığı girişlerde; kapılardaki tokmaklar, kapıların büyüklüklerini destekleyen farklı özellikteki kilitler ve kabaralar (çiviler), kullanılan başlıca metal unsurlardır.


Ermeni ev girişleri genellikle bir avluya açıldığından ses, içeriye tokmaklarla duyurulmuştur. Bu doğrultuda kapıların hemen hepsinde özellikle çift tokmak kullanımı yaygındır. İki bölümden oluşan tokmaklar, dövme ve döküm tekniğinde yapılmışlardır. Çeşitli şekillerde biçimlenen tokmakların ev sahibine dışarıdaki misafirin cinsiyetini bildirmesi de ilginç özelliklerindendir.


İncelenen evlerdeki kapılarda biri aşağıda biri yukarda ya da aynı düzlemde yerleştirilmiş, biri büyük diğeri küçük, özellikle ikili ve üçlü tokmakların kullanıldığı görülmüştür. Ev sahibi ve kapıya gelen kişi arasında bir iletişim çözümlemesinin sağlandığı tokmaklar fonksiyonel kullanımın yanı sıra gelişmiş şekilleri, zengin motifleri ve farklı tipleri ile kapıların vazgeçilmez süsleri olmuştur. Kapılarda kullanılan tokmağın çeşidi ve süslemesi de ev sahibinin maddi gücü ve kimliği ile doğrudan bağlantılıdır. Ermenilerin kullandığı giriş kapı tokmakları günümüzde de aynı amaçla kullanıldığı görülmüştür.


Ermeni Evlerindeki Semboller


Genellikle 19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başlarına tarihlenen evlerde, kâinatın sonsuzluğunu sembolize eden geometrik motifler, doğadan alınarak stilize edilen çiçek, yaprak, dal gibi bitkisel motiflerle tokmaklar bezenmiştir. Aslan, kartal, yılan veya farklı tiplerde insan yüzleri hatları detaylı işlenmiş figürlü tokmakların, her birinde kendine özgü ikonografisi bulunan ilginç motifler kullanılmıştır. Kapılarda sıkça kullanılan, form olarak birbirine benzeyen ancak detaylarda farklılık gösteren kadın eli şeklindeki tokmaklardır. Bu tokmaklardaki el yapıları, bilek tipleri, elin anatomik kuruluşu ve yüzükler farklılık gösteren detaylardır. Daha basit tipteki yuvarlak, düz halka örneklerinin de var olduğu tokmakların dışında duyuru aracı olarak çanların da kullanılması farklıdır.


Anıtsal, korunaklı kâgir duvarlar arkasında kapıların güvenliği kilitlerle sağlanmıştır. Bazen çok basit bazen de karmaşık düzeneklerle kurgulanan kilitler, form olarak da çeşitlilik göstermektedir. Her kapıda en az iki en fazla beş veya altı kilit bulunmaktadır. Sayısı ile zenginliğin bağdaştırıldığı kilitler, dövme ve kakma gibi tekniklerle birer sanat eseri niteliği kazandırılmıştır. Kilitlerin üzerinde çeşitli figür ve motifler oluşturulmuş ve bunlar “S-C” kıvrımlı volütlerle süslenmiştir.


Bastırık adı verilen demir çubuklar da koruma amaçlı kullanılan diğer bir metal aksamdır. Frengi ya da çeşitli menteşeler de unutulmamalıdır. Belli bir standardı olmayan çift kanatlı ahşap kapılar genellikle çatkı tekniğinde yapılmıştır. Bağlayıcı unsur olan demir kabaralar aynı zamanda değişik çizgi ve dizileri ile birer süs unsuru haline getirilmiştir.


6. Girişlerdeki Kitabelikler ve Aydınlatma Pencereleri


Ermeni evlerindeki girişlerde dikkat çeken bir diğer öge de tarihi belge olan kitabeliklerdir. Konumları ile vurgulanan kitabelikler, genellikle yöreye özgü olan beyaz mermerdendir. Dikdörtgen bir çerçeveyle sınırlanan kitabeler, çeşitli silme ve motiflerle bezenmiştir. Farklı şekilde düzenlenen madalyonlar da bu amaçla kullanılmış ve buradaki yazı tipi ile süslemenin karakteri de yine ev sahibinin kimliğine göre şekillenmiştir. Girişlerde boş bırakılan dekoratif kitabelikler de çoğunluktadır. Belge niteliğindeki kitabeliklerle girişlerdeki süslemeye katkı sağlanmıştır.


Dikdörtgen, kare, oval, üç dilimli (yonca şeklinde), yarım daire ve yuvarlak gibi çeşitli form ve boyutlarda pencereler de girişlerde, özellikle üst kısımlarda kullanılmıştır. Aydınlatma amacıyla konulan pencerelerin dekoratif anlayışta düzenlenen şebekeleri girişlerin çekiciliğine katkı sağlamaktadır.


7. Girişlerdeki Bezeme


Girişlerdeki sembolik anlamlar yüklenilen süsleme, işçilik ve teknik açıdan kullanım alanları ile orantılıdır.


Ev sahibinin sosyal ve ekonomik gücü ile doğrudan orantılı olan girişlerdeki süsleme, özellikle taşın farklı ifadeleriyle oluşturulmuştur. Süsleme açısından basit, sade örneklerin yanı sıra çok hareketli, renkli ve süslü örnekler de mevcuttur. Batılı etkilerin de ağırlıklı olarak izlendiği süsleme daha girift ve ağırdır, bu da bu girişlere aşılamaz bir etki vermektedir. Antik, klasik, barok-rokoko, ampir ve neo-klasik gibi farklı üsluplar girişlerde eklektik anlayışla uygulanmıştır. Yöresel özelliklerin de görüldüğü karma süsleme anlayışı, teknik olarak en olgun seviyededir.


Boşluk ve dolulukların dengelenmeye çalışılarak uygulandığı yüzeylerde estetik, simetriyle sağlanmıştır. En basit giriş bile birkaç silmeyle hareketlendirilmiştir. Girişlerde kemerler, kemer köşelikleri, kuşatma kemeri, söveler, bordürler, kitabelikler, aydınlatma pencerelerinin çevresi varsa sütun ve sütun başlıkları özellikle süslemenin yoğunlaştığı kısımlardır. Rölyef tarzın ağırlıklı olarak kullanıldığı girişlerde; geometrik, bitkisel, az da olsa figürlü süsleme, çizgisel eğriler (silmeler), “S-C” kıvrımlı volütler, rozet ve kabaralar bazen de taşın kendi sadeliği süslemeyi oluşturan başlıca unsurlardır (resim 20).


Girişlerde belli bir kimliğe bürünen süslemenin çok azı birbirinin tekrarıdır. Bu kadar zengin süsleme anlayışı, halkın ekonomik zenginliğinin bir ifadesidir. Bu ifade bütün ilgiyi buraya yöneltmiş ve ev sahibinin gücü burada vurgulanmıştır.


Girişler üzerindeki metal elemanlarla oluşturulan süsleme de çok ahenkli ve zevklidir. Özellikle pencere demirleri ve tokmaklarda bu çok ileri bir düzeye götürülerek dönemin tüm sanat ve süsleme özelliklerini yansıtmaktadır. Kilitler, çiviler ve aydınlanma pencerelerinin şebekelerindeki metal süslemeler de ince işçilikteki tasarımlarıyla süslemeye katkıda bulunmaktadır. Girişlerde en az kullanılan süsleme ahşaptır. Kapı kanatlarının metalle kaplanmayanları daha sadedir.


Anadolu toprakları farklı etnik grupların bir arada yaşamasından dolayı çok zengin ve renkli bir mimari karaktere sahiptir. Yapılan araştırmada değerlendirilmeye alınan Ermeni ve Rum evlerindeki girişler, zengin bir kültürün mimariye yansıyan önemli bir kısmıdır. Müslüman ve Hıristiyan nüfusun bir arada yaşadığı mahallelerde girişlerde iki farklı mimari üslup kendini ağırlıklı olarak göstermektedir.  Müslüman evlerinde daha sade yalın düzenlemeler, Hıristiyan evlerinde ise güç ve zenginliğin yansıtıldığı mimari unsurlar olarak biçimlendirilmişlerdir.


Ermeniler Rus ve Fransız İle Birleşip Osmanlıya İhanet Etmesi


Osmanlı toplumuna uyum sağlamış, uzun yıllar boyunca rahat ve güvenli bir yaşam sürdüren Ermenilere, Osmanlı yönetimine olan bağlılıklarından dolayı ‘Millet-i Sadıka’ denmiştir. 


Ancak  batı devletlerinin ve Rusya’nın siyasi emelleri, Fransız İhtilali’nin etkileri, Ermeni Kilisesi’nin kışkırtmaları, misyonerlerin özellikle Amerikan misyonerlerinin Ermeniler üzerindeki faaliyetleri gibi nedenler, Ermenilerin zihinlerinde bağımsızlık fikirleri oluşturmuştur. Ermeniler, bu fikirleri hayata geçirebilmek için hem Osmanlı sınırları içinde hem de dışarıda ihtilal komiteleri ve cemiyetleri kurarak, etkinliklerde bulunmuşlardır.  Kendilerine, İtilaf Devletleri tarafından bağımsızlık vaadinin verilmesiyle; Anadolu’nun çeşitli yerlerinde isyanlar çıkaran, casusluk faaliyetlerinde bulunan, Osmanlı ordusunun ikmal yollarını kesip, askerlere yardım götürülmesini engelleyen,  Ermeniler, bu gibi davranışlarla da yetinmeyip I. Dünya Savaşı sırasında Rus ve Fransız ordularında, Osmanlı Devleti’ne karşı savaşmışlardır. 


I. Dünya Savaşı’nın başlarında, Ermeni temsilcileri, yukarıda belirtilen davranışlardan vazgeçmeleri için Osmanlı yöneticileri tarafından defalarca uyarılmıştır. Bu uyarıların işe yaramaması üzerine Ermenilerin bir kısmı, 27 Mayıs 1915 tarihinde çıkarılan geçici ‘Sevk ve İskân Kanunu’yla, bulundukları yerlerden, ülkenin Halep, Şam, Zor, Musul gibi yerlerine sevk edilmiş ve onların oralarda iskân edilmeleri sağlanmıştır.  


Zorunlu Göç


Bu zorunlu göç sırasında Ermenilerin çoğu değerli eşyalarını yolda karşılaşılabilecek tehlikeler nedeniyle yanlarına almayıp evleri, arazileri, bağ bahçelerinin uygun yerlerine saklamış daha sonra geldiğinde yeri kaybolmayacak şekilde işaretlemiştir. .  Bunların bir çoğu gelemediği için sakladığı paralar hala yerinde durmaktadır. 


Para Saklama Metotları


Ermenilerde çok farklı saklama çeşidi vardır, göçe tabi tutulduğu dönemde acil yapılan gömüler çok derin olmayıp ortalama 30 cm ile 1 metre civarlarındadır. Bunların kayalara oyulmuş oyma kabartma şeklinde define işareti bulunmamaktadır. Genelde yaşlı ağaçlar, bahçelerinin köşeleri, kuyular, ahırlar, kiler gibi bölgeleri saklama yerleri olarak seçmişlerdir.


Tehcire tabi tutulmadan önceki varlıklı ermeniler paralarını evlerin içindeki ocaklar, kapı eşiği, baca duvarı, evin avlusundaki kuyu içi ve dış yanları, avludaki 3 yaşlı ağaçtan en yaşlı olanının yanına, bu ağaçlar çoğunlukla dut ağacı olur. bazen farklı olur. kilerdeki yapı taşlarında farklı olan vardır sökülüp takılabilen taş türüdür, yine zemin taşında kaldırılıp tekrar koyulan taşlar para saklama yerleridir. 


Ermeniler eşkiya baskınlarına karşı bu saklama metotlarına gerek duymuştur, para en çok avludaki kuyu çevresinde yada içindeki her hangi bir yapı taşının arkasındadır. Yada oturma odasına oturduğunda pencereden baktığı zaman direk parayı göreceği yer seçilirdi. Bu en yaygın olanıdır, sizde bir ermeni evi bulursanız pencereden dışarı bakın gördüğünüz yerleri araştırın. Hiç bir ermeni pencereden göremeyeceği yere para saklamamıştır. 


Rumlar Mübadele İle Yer değiştirildi


Mübadele "zorunlu yer değiştirtme"dir. Mübadele, 1923'de yılında Lozan Antlaşması'na ek protokol uyarınca Türkiye'deki Rumların Yunanistan'a, Yunanistan'daki Türklerin Türkiye'ye zorunlu göçü sürecine verilen addır. bu durum ermenilerden farklıdır, Ermeniler zorunlu göçe "Tehcir"  tabi tutulmuştur. Mübadele ve Tehcir farklı şeylerdir.


Mübadele, görünürde karşılıklı bir anlaşmayla yapıldı her şeyin yolunda gideceği düşünülüyordu, Fakat anlaşanlar, masa başında karar verip kağıtlara imza atmasıyla her şeyin kolayca olacağını sanmışlardı.  Oysaki yerinden yurdundan edilecek milyonlarca insana kimse bir şey sormamıştı. Diplomasiye göre, "barışçıl" bir yer değiştirmeydi bu; ama gerçek öyle olmadı. Mübadele, iki halk açısından da acılı bir süreç oldu.


Ülkemizde Yığınla Tehcir ve Mübadele Zenginleri Var


Halkların acıları, ölümleri, kimilerine zenginlik olarak dönüş yaptı. Mübadele de, aynı tehcir gibi, yeni zenginler yarattı. Rumların geride kalan malları, mülkleri, altınları ve diğer değerli eşyaları il fırsatta yağmalandı. bulunamayan altınların bir kısmı defineciler tarafından alınırken çoğunun hala yerinde yeni sahibini bekledş,iğini söyleyebiliriz.


Rumların para saklama yöntemleri ermenilerden biraz farklıdır, özellikle karadeniz rumları parayı gömdükten sonra üzerine mutlaka meşe ağacı dikerdi. Bu rumların en yaygın para saklama şeklidir. rum evi bahçesinde yaşlı meşe varsa altına bakmalısınız, genelde 2 yada 3 meşe olur siz en yaşlı olanın altına bakacaksınız, bu para ağaç kesilip kök sökülmeden alınmaz.  bunun için mülki amirliğinden izin almanız gereklidir.


Rum parasını almak ermenilerden daha zordur, diğer rum  para saklama yöntemi evin temelidir, evin temel taşları arasında yassı ve işlenmiş olanı varsa bunun altına bakılmalıdır. Rumlar paralarını sanki bir daha almayacaklarmış gibi sağlamca saklar,  50 sene sonra torunum alsın dercesine kendisinin bile ihtiyaç duyduğunda alamayacağı şekilde saklar. 


Örnek olarak ermeni kuyu paralarını alması çok kolaydır, kuyu içindeki yapı taşlarından kesme olanı tıpkı çekmece gibi çeker elini dirseğine kadar sokup parayı alırsın. Rumlarda durum böyle değildir. rum kuyuya para saklamışsa üste yakın yere saklamaz, kuyunun alt yapı taşlarından birine saklar o taşı çıkarmaya çalıştığında kuyu içine çöker.  neredeyse bütün yükü çeken taş seçilir onun arkasına saklanır. koyarken bile bu adam bunu nasıl koymuş diye merak edersin, bizim tahminimiz bu paralar kuyu inşası sırasında koyulan paralar, kuyunun bütün yükünü çekecek taş yerleştirilmeden önce paranın saklandığını düşünüyoruz. Daha sonra üst taşlar yerleştirilerek kuyunun yapımı tamamlanır.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *