Define Arama Yöntemleri



Define arama profesyonellik gerektiren bir iştir, amatörce yapılan çalışmalar sizi sonuca götürmez.  Bu çok zayıf bir  ihtimaldir. Define aramaya karar verdiyseniz öncelikle  iyi bir ekip kurmanız gereklidir, ekip sayısı ortalama 4-5 kişi olmalıdır, bu sayı daha yüksekte olabilir.  Sayının düşük tutulması durumunda işlerin yavaş ilerlemesi sizde bıkkınlığa yol açabilir. Yaptığımız her işte başarılı olmak için belli düzeyde motivasyona ihtiyacımız var. Bir işe başlamak ve  devamını getirebilmek için motivasyonunuzu üst seviyede tutmalısınız. 

Profesyonelce yapılan aramalarda ekip yönetimini iyi sağlamalısınız. Ekibi en kaliteli ekipmanlar ve teknolojinin el verdiği cihazlarla donatırsanız ekibin size olan sadakati artacaktır. Define aramalardaki en verimli cihazlar gpr yer altı radarlarıdır, bunların maliyetleri oldukça yüksektir fakat ekibe böyle bi cihaz desteği sağladığınızda bu ciddi motivasyon yaratır belirlenen noktalardaki çalışmalar tahmin ettiğinizden çok kısa sürede tamamlanabilir. Bütçeniz gpr ye yeterli gelmez ise Tero vido, lorenz ve black hawk r3 gpr yi aratmayacak cihazlardır.

Son yıllardaki en amatörce yapılan arama yöntemi ise ağaç dalları ve define çubukları ile yapılan aramalardır. Özellikle define çubuklarına güvenerek arama başlatılması sizi sonuca götürmez, çubukların çektiği yerler yukarıda belirttiğimiz cihazlarla teyit edilmez ise sonu hüsrana çıkacaktır. Bu çubukları kullananların lahit var, 2 oda var, şu kadar heykel var gibi söylemlerine kesinlikle inanmayın. Son yıllarda en çok karşılaştığımız sorunların başında çubukçuların heykel var, lahit var yalanı gelmektedir.  Oysaki define çubukları 20 kişiden birinde çalışır ve bu kişininde en az 10 yıl çeşitli testler yaparak kendisini geliştirmesi gereklidir. 

Yine amatörce yapılan diğer arama yöntemi ise ilim yoluyla define aramaktır.  Teknolojinin nimetlerinden faydalanmadan sahte hocaların eline düşerek, yok efendim 60 ayetel kürsi ile 30 kulfu okur, sonra bunları temiz bi kağıda yazar, bakire bir kızın elbisesinden bir parça kopartıp, kağıdı elbiseye sardıktan sonra, güneş tam zevaldeyken bunu derin bir kuyunun içine atarsan define olduğunu tahmin ettiğin yeri o gece rüyanda görürsün. Bu gibi boş uydurmalarla define arama oldukça yaygındır. 

Oysaki Allah'ın güzelim ayetleri böyle safsata işlerde kullanılmamalıdır. Bu şekildede define arama sizi sonuca götürmeyecektir.  Allah zaten yücedir dilediğine verir dilediğinden alır. Siz define ararken iti katınızı yüksek tutun, doğru olduğunuza kalpten inanın, gönülden tasdik ederek arayın ve inanın. hükmün Allahta olduğunu hiç bi zaman unutmayın.  Düzgün itikat çok önemlidir. İtikadı bozuk olanın yaptığı işler doğru sonuç vermez,  Bozuk itikat, yani bid'at insanların en tehlikelisidir.


Tılsım Define Arama


Tılsım define ararken en çok karşılaştığımız tehlikelerdir.  Tılsım 3 harflileri toplayıp bekçi bırakılma işidir,  güçlü din adamları ve büyücüler tarafından yapılır. Tılsımı çözebileceğini söyleyen fakat çözemeyen hocalar vardır. Halbuki tılsım çözmek için hocaya gerek yoktur. Ekip içinde takva sahibi her hangi biri Ayetel Kürsi okuyarak bu işi halledebilir. Ayetel Kürsi okunan yerde ne tılsım kalır ne şeytan.  ALLAH’u Teâlâ tarafından bir koruma verilir. 

  • Ayetel Kürsi’yi okuyan kimse yedi kalenin içine girmiş gibi muhafaza edilir. Ayetel Kürsi, Kur’ân-ı Kerimin dörtte biridir.

Ayetel Kürsi, cinlere karşı kendisinden yardım alınacak duaların en büyüğüdür. Ayetel Kürsi şeytanları kovmakta çok tesirlidir, ayrıca sahir (büyücü), kâhin ve falcıların üzerine sadakatle okunduğunda onları etkisiz hale getirdiği denenmiştir. Ancak sadakatle okunması gereklidir.


Define Arama Makineleri



Amatör olarak kabul edilsede en verimli define arama yöntemi vlf dedektörlerle yapılanlardır. vlf dedektörler ortalama 25-30 cm derine nüfus eder, son çokan nokta impact ve garret at max gibi yeni modeller 40 cm lerden tek parayı alabilir. Metal kola tenekesi büyüklüğünde ise bu 50 cm nin üzerine çıkabilir. 30-40-50 cm ler definecilere çok basit gelsede aslında en verimli define arama yöntemi budur, çünkü vlf cihazlar metal ayrım kabiliyeti çok yüksek cihazlardır.  Her sinyale kazı için vakit ayırmaz kazmadan metalin ne olduğunu kolayca anlarsın, hatta değersiz metalleri görmesini istemiyorsan bunu ayarlayabilir sadece değerli metallere tepki vermesini sağlarsın. 

Vlf dedektörin cm lerle ifade ettiğimiz bu arama yönteminde bulduğunuz tek para bazen binlerce dolar değerinde olabilir. hatta bazı günler sansınız yaver giderse 1 günde 4-5 para alır günlüğünüzü 10.000 TL ye getirebilirsiniz. Para dışında küpe, yüzük, ve diğer takı eşyalarını vlf dedektörle kolayca bulabilirsiniz.  Yüzeye yakın eşkiya, ermeni ve rum paralarınıda bulma ihtimaliniz oldukça yüksektir. En zevkli define arama yöntemi budur.

Pulse dedektörlerle yani derin arama dedektörleri ile yapılan aramalar hayal kırıklığını en çok yaşadığımız arama sistemleridir, pulse dedektörler 2-3 metre derinlere nüfus ettiği için metali ayırma ihtimali oldukça düşüktür,  2 metreden değerli sinyali alıp kazdığınızda bu değerli çıkmayabilir. Çıkan genelde alimünyum yada bakırdır buda sizi hayal kırıklığına uğratır. 

Gpr yer altı radarları ortalama 16-20 metre derinlere nüfuz edebilir, bu cihazları kullanmak için önce eğitim almanız gereklidir, aksi durumda verileri okuyamaz kazılıp kazılmayacağı konusunda doğru karar veremezsiniz. Gpr tam olarak profesyonellerin kullandığı yöntemdir. höyük, tümülüs, lahit,  oda mezar,  tünel ve dehlizler gpr cihazları ile kolayca bulunabilir. 



İzinli Define Arama


İzinli define arama için müze müdürliklerine başvuru yapılması gerekir, istenilen evraklar tamamlandıktan sonra müze görevlisi denetiminde kazı işlemi başlar. Müze görevlisinin günlüğü (yövmiyesi) dahil olmak üzere kazı masraflarının tamamı defineci tarafından karşılanır. Kazı yerinden kültür ve tabiat varlıkları sınıfına giren heykel ve benzeri objeler çıkarsa müze görevlisi kazıyı durdurma yetkisine sahiptir. Yani kazı alanı arkeolojik kazıya müsait ise müze görevlisi bu kazıyı durdurur defineci ise yaptığı masraflarla ilgili her hangi bir talebinde bulunamaz. Eğer kazı normal devam eder herhangi bir değerli eşya çıkmaz ise kazı bittiğinde kazı alanı defineci tarafından eski durumuna getirilir. 

Ayrıca define kazıları sit alanı dediğimiz arkeolojik alanlarda yapılmaz. Eğer kazı başarıyla tamamlanır defineci hazineye ulaşırsa elde edilen buluntuların değeri bir komisyon tarafından takdir edilir ve yasada belirlenen oranda bu değerin bir kısmı defineciye verilir.  bu define çıkarma izni 17. maddede tam olarak şu şekilde ifade edilmiştir. 

Madde 17.  Bulunan definenin Maliye ve Gümrük Bakanlığınca geçer akçe olarak değeri tespit edilir. Define Hazineye ait arazide bulunmuşsa %50’si arayıcıya, özel veya tüzel kişilere ait arazide bulunmuşsa, %40'ı arayıcıya, %10'u ise mülk sahibine verilir.

Burada şöyle bi durumda vardır; mülk sahibi izni olmadan defineci başkasına ait tapulu arazi içinde kazı yapamaz. Burada mülk sahibinin rızası mutlaka alınmalıdır. 


Dere Yataklarında Altın Arama


Ülkemiz altın madeni ve diğer madenler yönünden oldukça zengindir. Bu sayı yaklaşık Beşbin tondur. Evet yanlış duymadınız 5.000 tondur. Muhtemelen bu rakamda küçültülerek bizlere verilen rakamlardır. Muhtemelen gerçek rakam bu sayının belkide kat ve kat fazlasıdır. Uydulardan yapılan maden araştırmalarına göre Ülkemizde 580 noktada altın maden yatakları tespit edilmiştir.


Altın ağır bir madendir. Büyük parçaların yüzeye çıkması nadir olmakla birlikte büyük bir güç ile çıkabilmektedirler. Ancak fazla şiddetli olmayan sular tarafından fazla sürüklenemezler bu sebeple akarsu kaynaklarının başlangıç noktalarında takılıp kalırlar. Büyük parçalar genelde akarsu başlangıç noktalarında bulunmaktadırlar. Altın bulunduğu ortamdan yaklaşık 5,5- 6 kat daha ağırdır. Bu yüzden de akarsu tarafından taşınırken belirli noktalarda dibe batmakta ve orada birikir altın rezervlerini oluşturmaktadır.

Akarsularda altın arama yapılacağı zaman dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır.

1-Arama yapacağınız akarsu yatağı kurumuş ve belki binlerce belki milyonlarca yıl önce kurumuş bir yer olsun. Yani taze bir yatak olmasın. Bunun nedeni de binlerce yıl boyunca taşınan altın ile yeni taşınmaya altın arasında büyük bir fark vardır.

2-Akarsu yataklarında suyun aşındırdığı ana kaya bulunmalıdır. Ana kayadan kasıt suyun aşındırması sonucu taşınan malzemelerin altında kalan kaya kütleleridir. Ancak bu tortul kaya kütlesi olarak anlaşılmamalıdır. Bu konu karıştırılmaktadır. Tortul tabaka sonradan taşınarak ana kaya üzerinde birikim yapmış çöküntü malzemelerden oluşur. Bizim aradığımız böyle karman çorman bir tabaka değil, suyun taşıyamadığı ana kaya tabakası.

3-Su yoluyla taşınan altın akarsu içinde bulunan anakaya üzerindeki çatlaklara dolarlar. Ancak bu çatlaklarda suyun akışına teğet olmalıdır. Suyun akış yönünde bulunan çatlakların altın tutması beklenemez.


4-Suyun akış yönüne teğet bulunan çatlakların alt tarafları kese şeklinde oyuk olabiliyorlar ve altın zerrelerin birleşmesi sonucu altın yumruları meydana çıkıyorlar. Böyle çatlaklar bir keski yardımıyla kırıldığı zaman bu yumrulara kolayca erişilebilir.

5-Kuru akarsu yataklarının dönemeç kısımlarında viraj bölümlerinde altın parçacıkları bulunabiliyor. Bunun özelliği altının bu virajlara takılıp kalmasından ibarettir.



Define Arama 7 Farlı Yöntem Daha


Bu yöntemlerin hangisinin daha verimli olduğundan bahsedip sonuca daha çabuk ulaşmanıza yardımcı olmaya çalışacağız.


1- En verimli olan define işaretlerini çözerek define aramaktır


Çünkü işaret defineyle alakalı bir çok şifreyi içinde barındırır, ne aradığınızı nasıl bir araştırma yapmanız gerektiğini ancak işaretten anlarsınız. İşaretler her ne kadar son noktayı vermesede mutlaka yön verir, en azından ne tarafta gideceğinizi bilirsiniz. arşın, kulaç, dirsek, ayak gibi eski uzunluk ölçülerinide bilirseniz defineye iyice yaklaşırsınız.  zaten bu ölçü birimleri internette bolca var.


2- En yaygın define arama yöntemlerinden biride dedektörde arama yapmaktır.


Defineciler tarafından köstebek yuvasına çevrilmiş bir arazide dedektörsüz define aramak sonuç vermez, bilinçsiz defineciler tarafından tahrip edilmiş işaretler arasında dedektörsüz define arama dönemi sona erdi diyebiliriz.

Bu konudaki hatalarda dedektörler farklı amaçlara hizmet için tasarlanmıştır defineciler bu konuda yeterli bilgiye sahip değil, pulse, vlf ve gpr yeraltı radarları gibi çeşitli define arama cihazları vardır. Aradığı define ile kullandığı cihaz birbirine uyumlu olduğuna dikkat etmemiz gerekir.

Son yıllarda grp yer altı radarları profesyonel defineciler tarafından çokça kullanılmaya başlandı, ortalama 20-24 metrelere kadar görüntü alan ve bu görüntüyü farklı renklerle ekrana taşıyan define arama cihazıdır. Bu cihazı kullanmak için eğitimini almanız gerekir, yoksa okumanız biraz zor olur.


3- Çubuk ve ağaç dallarıyla define arama oldukça yaygın,


Bu işi herkes yapar lakin çoğu verim alamaz, sebebi ise bu iş radyestezi bilimi herkesin yapabileceği iş değildir.,  bu iş için uzun süre eğitim almanız gerekir, bu bilimin araştırmalarına göre çubuk ve ağaç dallarının 20 kişiden birinde çalıştığını söylüyor. definecilere göre kan gurubuyla alakalı olarak bilinsede, bilimin açıklaması kan gurubu değil insan vücudunun ürettiği radyoaktif dalgalarla alakalıdır. Burada anlamamız gereken her önüne gelen çubuk yaparsa verim alamaz.


4- Hocalarla define arama yine yaygın modellerimizden 


Bazı defineler vardır hocasız almamız imkansızdır, bunu kabul ediyoruz lakin her define maceranızı hocaya dayalı kurgulamak doğru olmaz. Yukarıdaki diğer define arama yöntemlerini hiç dikkate almadan sadece hocaya gidip define bulacağını zannetmeyin, hocalara hangi aşamada ihtiyaç duyulur araştırın ihtiyaç olduğunda hocaları devreye sokun.

Her hocanın bi işin uzmanı olduğunu sanmayın çoğu hoca defineden pay almak için kendisi olmadan definenin alınamayacağını söyler halbuki alakası yoktur. kendini medyum, duru-görü, kahin sananlara itibar etmeyin onların çoğu sahtekardır. Gaibi Allah’tan başkası bilemez.


5- Horozla ve hardalla define arama


Nadiren kullanılan yöntemdir, henüz başarı elde edeni görmedik, Horozla define aramak şu şekilde yapılmaktadır.  Ebced harflerinin ilk dört harfini, idmarları ile birlikte üç parça çamur tabela üzerine yazdıktan sonra, horozun boynuna asıyorsun, horoz saklı definenin bulunduğu yere gidip duruyormuş.

Hardal ise bazı ayetleri belirli sayı kadar okuduktan sonra hardalla define olduğunu düşündüğünüz araziye dağınık şekilde atılır eğer define varsa sabah geldiğinizde sizin dağınık attığınız hardal bir araya toplanmış olur.


Aslına bakılırsa bu horoz ve hardan meselesi en saçma define arama yöntemi, hiç olası iş değil, bunu yapacağına git istihareye yat ondan bin katlı iyi. Evet umut dünyası ama bu umut değil saçmalık dünyası.

Allah dilediğine verir dilediğinden alır, verende alanda odur ondan başka ilah yoktur, Direk Allah’tan isteyin keyfiye biyer kazın buna kimse yanlış demez, beyaz horoz siyah horoz, hardal tohumu bunlarla define ararsan adama gülerler. tabi bu bizim düşüncemiz her düşünce aynı değildir yinede karar sizin.


6- İlim yoluyla define arama


Belirtilmiş dualar ve ayetler okunarak yada İstihareye yatarak define yerini rüyada görme en az kullanılan yöntem. Yok arabi ayının filan gününde define olan yere gidilir bilmem şu kadar azimet okunur sonra kazılır define alınır.  konuya vakıf olmayan bir sürü üfürükçüler tarafından yazılıp çizilmiş metinler.

Bugüne kadar başarı elde edene denk gelmedik. Ameller niyetlere göredir, Allah’a dua ediyoruz diye Allah hemen verecek değil, parayı hangi yolda harcayacağınızı-da söyleyip yeminler etmeniz gerekir. Bunu kimse söylemez halbuki asıl olan budur.

Bizim tavsiyemiz 1. 2. ve 3. yöntemlerdir, bu üçünü birleştirerek arama yaparsanız sonuca daha kolay ulaşırsınız. öncelik işaret uzamanı sonra dedektör ve iyi bir hocayı ekibe dahil ettikten sonra sabırlı bir çalışma sonunda Allah’ın izniyle defineye ulaşırsınız..


Diğer yöntemleri pek tavsiye etmiyoruz yapanlarıda eleştirmiyoruz umut dünyası Allah kime verir kime vermez bilemeyiz. Bizim tavsiye ettiklerimizle sonuç alamazsınız Allah isterse ayağınız taşa takılır altından 1 küp altın çıkar. Hayırda şerde Allah’tandır.


7- Define Haritası İle Define Arama


Eğer elinize bir harita geçmişse %50 defineyi buldunuz demektir, harita çözmek öyle kolay iş olmasada sonuçta bir çözen çıkar er geç defineye ulaşabilirsiniz. Define haritalarında put yada çarpı işaretleri genelde son noktayı verir, bazı haritalarda x işareti birden fazla verilmiştir, bunların bazıları sahte bazılarında ise bir miktar para bulunmaktadır. Halbuki gerçek para diğer x işaretindedir.


Define Ararken Nelere dikkat Edilir


Öncelikle definecileri gelir kaynağı olarak gören  kesimlere dikkat etmeliyiz, bunların başında yer öğrenip sonrada sizden habersiz gelip  kazı yapanlar var, sahte hocalar ve sahte dedektörlerle gelip sizi zarara uğratacak harcamalarda bunmanıza neden olurlar, adamın gözünün içine baka baka yalan söyleyip, yok surada 2 heykel var yok şurada 2 küp var, şurada oda var gibi yalanı uydurup giderler. 

Değerli arkadaşlar bir defa şunu iyi bilin hiç bir cihaz  yerdeki heykeli görmez, aynı şekilde 2 metredeki metalin altın yada demir olduğunu ayırt edemez sadece metal olarak görür. Elinde çakma cihazlarla gelip burada heykel var burada şu akadar altın var diyenlere itibar etmeyin. Define işaretide aynı şeydir. Bir defa hiç bir insan elindeki altınları bir yere gömüp hemen üstündeki kayalara bir çentik yada bir işaret koyup; Mal altındadır diye şifreleme yapmaz..  

Arazide karşımıza çıkan bir çok define işareti ve figürler mevcuttur, bunlar gömü için yapılmamıştır. Bunların yuvarlak olanları mezar işaretleridir, bazıları dinsel sembol bazılarıda kabile veya kavimlere ait nişanelerdir, mühürleridir.

Define dediğiniz zaman külçe külçe altınlar, küpler, tenekeler, takyanus, venedik dukası gibi adamın aklını alacak  düşüncelere kapılmayın, aklınıza gelecek olanlar mezardan çıkabilecek  kap kacak, heykel, obje, figürlü vazo, bir yazılı tablet gibi eşyalar size yakın olan definelerdir. Bunların değerleri altından aşağı sanmayın, bazıları daha değerlidir.

Yüzey araştırmasında ilk bahar ve son bahar defineciler için çok önemlidir. Bitkilerin geç büyüyüp erken solanları vardır işte yüzey araştırmasındaki püf noktalar buralardır. İnsan eti yağlı olduğu için belirli zaman sonra toprağın A tabakasına ulaşır, bu tabaka bitki köklerinin gıdasını aldığı tabakadır, bu tabaka insan yağının etkisine girince mineral değeri düşer toprak verimsizleşir, böylesi yerlerde bitkiler zayıf olur hatta hiçte olmayabilir. altın olan yerde bitki olmaz derler aslı altın olan değil mezar olan yerde bitki olmaz bu yanlışıda burada düzeltelim. 

Diğer  ip ucu ise hafif kar yağmaya başladımı mezar yerleri diğer  yerlere nazaran biraz daha geç kar tutat, kar olan yerde ise daha çabuk erime yapar buda yüzey araştırmasında önemli ip ucudur. Bir başka gözlem yolu ise kazılıp tekrar doldurulan toprakl ne kadar zaman geçerse geçsin doğal tabakaya göre daha kabadır. Bu tip yerler 40 cm kazıldığında toprak rengindeki farklılık anlaşılacağı gibi belirgin bir koku yayılmaya başlar. bu koku yukarıda baksettiğimiz gibi insan etinin yağlı olması artık toprağın A tabakasına nüfus etmeye başlamış olmasıyla alakalıdır. Define yeri tespiti için önce çıplak gözle en ez 2-3 gün arazi etüt edilmelidir, 


Şimdi sizlere  önemli unsurlardan bahsedelim


1- Yaşam alanları, Harabe yerler gibi kalıntının bol olduğu alanlar gömü mezar ve muhtelif objelerin bolca bulunduğu alanlardır. 

2- Öbekler ve yığma tepeler Tümülüs ve Höyük dahil olmak üzere en değerli gömü ve objelerin bulunduğu alanlardır, ( Dikkat edin buralar yasalarımıza göre sit alanıdır izinsiz kazı yapmayın)

3- Şelale, çeşme, eski köprüler, su kemerleri veya pınar gibi su kaynakları çevreleri en sık rastladığımız gömü yerleridir. 

4- Define işaretleri veya sembol bulunan kayalar definenin habercisidir, (Yuvarlak olan Mezar, içinde muhtelif mezar hediyeleri bulunmaktadır.)

6- Mağarala  önemli gömü noktalarıdır, normal gömü dışında yaşayan insanlara ait muhtelif araç ve gereçlere rastlamak mümkündür.

7- kilise ve manastır gömüleri müthiş derecede değerlidir, bir definecinin ulaşabileceği en üst defineler denilebilir en az bir kral mezarına eş değerdir. fakat ne olursa olsun ibadet yerlerine saygılı davranmak gerekir.

8- Çakıl yığınları ve taş öbekleri orta gelir düzeyine ait mezarlardır, neredeyse hepsinde hediyeler çıkar hepsi değerlidir.

10- Kale surları ve gözetleme kuleleri yine önemli define yerleridir, buralarda hep mezar hep sikke hemde savaş malzemesi bulunur. 

11- Ortada bir define hikayesi varsa bu yakın tarihe aittir, genelde 1800 sonrası eşkiyaların bolca yaşadığı yıllara denk gelir, 


not: verilen tüm bilgiler kazı izni alınmış var sayılarak verilmiştir. 

Kayada Civcivli Tavuk ve Tavuk Ayağı Anlamı


 Civcivli tavuk tüm definecilerin ilgi odağı olsada defineyi bulmak öyle kolay değildir, internet sayfalarında sıkça görülen bu işareti aramayan yok fakat bulanda yoktur, kesin olarak gömüsü alınmış tecrübe edinilmiş civcivli tavuk 2-3 taneyi geçmez diğerleri de işaret azmanları tarafından resmedilip daha sonra yok edilmiştir, genelde cesur insanlara resmedilen bu işaret bazen eşkiya bazende savaşçı ruhu yüksek olan kimseler tarafından gömü şifresi olarak kullanılmıştır.

Tek civcivli tavuk


Bu işaretin şifreleri civciv sayısına göre değişmektedir, 1 tavuk 1 civciv işareti vadide mağara türü mahzende gömü der.


2 civcivli tavuk.


1 tavuk 2 civciv ise tavukla beraber 3 sayısına ulaşmamızı kutsal üçleme üzerinde şifrelendiğini anlamamıza yardımcı olur, çevrede 3 olan ne varsa bakılmalıdır 3 tepe, 3 yaşlı ağaç, 3 dikili taş misali 3 olan ne varsa çevresinde metal testi yapılmalıdır.


3 civcivli tavuk


1 tavuk 3 civciv ise şifrenin civcivde saklı olduğunu anlatır, ayrı duran civciv, farklı yöne bakan civciv tavuğun sırtında olan civciv bize yön vermektedir, burada şunuda belirtelim her tavuğun civciv dışı kendi tasarımına mutlaka bakmalıyız, mesela tavuk kanatları üzerinde saklanmış üçgen işareti olması, tavuk gagası V yapıyor olması, kuyruğun hakim tepeyi gösteriyor olması bunların hepsi önemli notlardır her zaman civcivlere yoğunlaşmayıp şifrenin tavuk üzerinde olduğunuda göz önünde bulundurmalıyız.


4 civcivli tavuk


4 civcivli tavuk varsa civcivin biri mutlaka tavuğun önündedir, bu bize bakar yöne devam etmemiz gerektiğini anlatır, müjdenin karşıda olduğunu ana paranında yine devam ederek karşıdaki hakim tepede olduğunu anlatır.


5 civcivli tavuk, 7 civcivli tavuk, 9 civcivli tavuk.


Tavuk işaretleri arasında 9 civcivli tavuk, 7 civcivli tavuk ile 5 civcivli tavuk en çok görünen türlerdendir, hepsinde tavuğun sırtında mutlaka civciv vardır sırttaki civciv genelde ters tarafa bakar vaziyettedir. kuru dere, akar dere vadi mutlaka bulunmalıdır, aşağı taraftaki ana kayalardan biri binek taşı görevi yapar şekildedir bu taşa bindiğinizde gömü yerini görüyor olmalısınız. ayrıca tavuk yakınlarında delikli taş aranmalıdır bu taş yerde yatar vaziyettedir oklava girecek kadar genişlikte delik vardır baktığınızda vadi karşısını görüyor olmalısınız mal oradadır eşkiya parasıdır.


Devam edelim: Tavuk paraları genelde kayalarla ilişkilendirilmiştir ana kaya altı, yan duvar şeklinde saklama yöntemi daha yaygın olan; toprak gömülerin daha az olan işarettir. her tavukta olmasada dere, göl yatağı, akar su olup olmadığı bakılmalıdır varsa suya yakın yerde giriş olduğunun habercisidir, 2 dere varsa birleşme noktasına inilir, 2 dere çatağında ana kaya oyulmuş vaziyette görürsünüz savak yerine indiğinizde altına bakın mal oradadır.


Devam edelim: yedi yavrulu tavuk açıkta çayırda bir binek taşı aranır, tam üzerine bakın kaya tıraşlanmış vaziyettedir, dikkat edin sol tarafta bir ocak vardır, ocağın kırk adım aşağısında bir kuru duvar vardır aşağısı deredir, dereye yakın gelen bir kaynak suyu vardır. suyun taşı murçlanmış haldedir. d   Derenin altındaki yassı bir taş göreceksiniz. üzerinden derenin suyu geçer. O taşın ortasında soba borusu gibi bir delik vardır. buradan baktığınızda yüklü miktardaki paranın yerini görürsünüz. nişanları iyi etüt etmelisiniz şaşırırsanız yeri bulamazsınız.


mağaranın giriş üstünde bir tavuk üstünde bir sağ ve solunda 3 er adet civciv sağdan 1 soldan 1 ve üstündeki geri bakar diğerleri karşıya burada bir işlenmemiş lahit gibi bir taş görürsün üstü düzdür kanepe gibi altına bakın bir miktar para buradadır.


Definecilikte tavuk işareti devamı: Bu işaret çok ender bulunan bir işarettir. Kendi içinde dört kategoriye ayrılır. Bunlar: 1- 3 civciv 1 tavuk 2- 5 civciv 1 tavuk 3- 7 civciv 1 tavuk ( tavuğun sırtında bir civciv var ve en arkadaki civcive bakıyor. ) 4- 9 civciv 1 tavuk ( tavuğun sırtında bir civciv vardır. ) Bu kategorilerin içinde 7 civciv 1 tavuk işaretinin anlamı mevcuttur. O da şudur; öncelikle tavuğun sırtındaki civcivi kırın içinde bir tane çok değerli ve büyük altın para çıkar, daha sonra en arkaya bakan civcivin baktığı yöne doğru gidiniz o tarafta kapalı bir mağara bulmanız gerek ne varsa o mağaranın içindedir.(bazı kaynaklara görede bir tane olan altın anne civcivin yani tavuğun gırtlağında-dır.) sizlere tavsiyem bir altın için işareti kırmayınız. Tavuk yalnız başına ya da yanında civcivleri ile birlikte en çok kullanılan define motiflerinden biridir.


Gerek yalnız başına tek tavuk ve gerekse beraberindeki yavruları mutlak definenin işaretidir. Bizans ve Ermeni kültürleri tarafından sıkça kullanılmıştır. Anlamları kavimlere göre değişmekle beraber, genel manadaki anlamları arayıcıyı büyük ölçüde yanıltmadan emanete ulaştıracaktır. Yeter ki daha önceden açılmış,içindekiler alınmamış olsun.Tavuk ve yanındaki civcivlerle ilgili figürlerin hangi anlamları taşıdıklarını şimdi maddeler halinde sıralayalım:


Öncelikle şunun bilinmesinde fayda vardır: Genellikle tek rakamlı gruplar duvarda, çift rakamlı gruplar yerde, kayada olur. Örneğin bir tavuk ve yanında 5 yavrusu varsa bu çift gruptur, yerde olur. Ya da bir tavuk yanında 6 yavrusu varsa bu toplam 7 eder ve duvar kayadadır. Ancak bu işin istisnası şudur: 1 tavuk ve yanında 7 civcivin olduğu durumlar çoğu kez duvar kayalarda bulunduğu gibi, yere sabit yatay (yer) kayalarda da bulunabilmektedir. Tabii ki bu durumlarda definenin yeri ve şeklide farklı noktalarda aranması gerekmektedir.Şimdi bu genel bakıştan sonra, tavuk ve civciv konusunun detaylarına girmeye çalışalım:* Yerde tek tavuk başı var ve başkada hiçbir motif yoksa;Bu kesinlikle yer altında mahzen var demektir. Ve genelde resim yerde ise resmin altıdır.


Duvarda tek tavuk başı varsa ibik sayısı sayılır. Her ibik 72 cm ya da 120 cm olarak gagası değil de tam tersi istikamette sayılır. Bu iki ayrı ölçünün sebebi farklı medeniyetlerin bu ölçüleri kullanmasıdır. Örnek vermek gerekirse 3 ibikli bir tavuk resmi önce 72 cm ile ölçülür. Bu mesafede çukur veya tümsek ya da taş, tuğla,kapak aranır.Bu mesafe 2.16 m yapar.Şayet burada bir boşluk tespiti yapılamazsa bu kez 3×120 hesabıyla 3.60 m. mesafede bir işaret aranır.Bu tip boşlukları dedektör ve çubuklar rahatlıkla bulabildiği gibi,üzerinde zıplayarak da çoğu kez ses ve sarsıntıdan da boşluk tespiti yapılabilir.


* Duvar kayada tavuk bir bütün halde resmedilmiş ve şekillendirilmiş ise; Resmin bulunduğu kaya,uzaktan bakıldığında tamamen bir tavuk heykelini andırır. Bunun için iyi bir gözlem yapmak gerekir. Başka yerde tavuk aranmaz. Kayanın kendisi zaten tavuktur. Bu taktirde tavuğun kaya biçiminde gagası tespit edilir ve baktığı istikamette altında define olabilecek taş aranır. Bu taşlar küçük ve büyük olabilir.


* Tek kabartma tavuk bazen, Boynunda çan taşıyan inek gibi müjde ile beslenmiş olabilir. Bazen de tek tavuk içinden harita çıkabilmektedir.* Tavuk ve çevresine serpiştirilmiş muhtelif sayıdaki civcivler; Kesinlikle aile mezarıdır. Civciv sayısınca orada mezar aramak gerekir.Yine tavuk resminin ya da tavuk şekli verilmiş büyük kayanın etrafında civciv sayısı kadar irili ufaklı taş kayalar vardır ve çevrede bu kayalar yatmaktadır. Emanetler parça halinde bu taşların altında bulunmaktadır. Bu tip defineler çok derinde ve kaya taşların tam altında bulundurulur.


* Tavuğun bulunduğu yerde yedi dizili civciv bazen yokmuş gibi görünebilir. Ancak bunlar ışık oyunuyla ya da güneşin yansıtacağı ışığın belirlenmiş saatine hesaplanarak yapılmıştır. Bu tip gizlemeler Anadolu’da çok yerde bulunmaktadır. Örneğin Niğde’de bulunan Sungur Bey Caminin cümle kapısının iki yanında ve sütun başlığı motifiyle işlenen kapı lambasında saçları örgülü iki adet genç kız resmi vardır. Bu iki kabartmalı resim ancak sabah güneş doğması esnasında ve belli bir saat dilimi içinde görülür. Güneşin yön kaybetmesiyle birlikte bir siluet halinde daha sonra silikleşir. Bu tip durumlarda civcivlerin ortaya çıkması için tavuğun işlendiği kayaya güneşin dik vurduğu an tespit edilerek bir saat öncesi ve sonrasında kaya üzerinde gözlem yapılır. Yada mümkün oluyorsa tek tavuğun etrafı su ile ıslatılır. Bu işlem sonucunda ortaya civcivler ya da değişik bir başka işaret veya işaretler çıkabilir. Bu takdirde çıkan işaretin ölçüleri çok önemlidir. Arama buna göre yapılmalıdır.


* Tavuk peşinde sıra ile dizili civcivler varsa ;Burası kapalı mezar olabilir. Bu tip kapalı mezarlar bir tünel yada dehlizin girişi olarak düşünülebilir. Dehlizin devamında civciv sayısı kadar mezar yada dağıtılıp serpiştirilmiş emanet vardır.


* Tek civciv tavuğun sol kanadı altında ise; Motifli kayanın hemen altında mutlak mezar bulunmaktadır.Bu tür mezarlar boş değildir.


* Tek civciv tavuğun sağ kanadı altında ise; Kayanın motifli yüzüne bakılmaz.Diğer(arka)yüzünde yine kayanın dibinde yada altında bir mezar bulunmaktadır. Bunun müjdesi Yalnızca mezara bakılacaktır.


* Civciv var; tavuk yoksa ;Tavuk aranmaz. Çünkü kayanın kendisi tavuktur. Serpiştirilmiş sabit gibi görünen ama sabit olmayan,bir iki kişinin zorlamasıyla kaldırılabilecek taşların altı doludur.Bunlara dikkat edilmesi gerekir.


* Yemlenen tavukta tavuğa yem veren insan; İnsan aslında motif olarak resmin hemen yakınında üstü sivri alt tarafı genişleyen kayadır. Dikkatli bir bakış; bu kayanın adeta bir tavuğa yem atmakta olduğunu görecektir. Burada çok iyi bir gözlem gerekir. Adamın yemlediği civciv sayısı kadar küçük yapılı, yerde yatan taşlar vardır. Bunlar civcive benzetilir. Para bu taşların altındadır.


* Mağara içindeki civcivli tavuk ayrı anlam taşır. Bu tür mağaranın girişi dışarıdadır. Tavuğun giriş kapısı günümüzdeki kümeslerde görüleceği üzere kümese insan girişi için yapılan büyük kapının altına yada yan yana yapılan küçücük bir kapıdır. Öyleyse mağara içinde de tavuk ve civciv bulunursa bu mantık akıldan çıkarılmayacaktır. Bu emanet mağaranın içindedir. Çünkü tavuğun folluğu kümes içinde ve köşededir. Buradaki para da böyledir. Ancak derinlik fazla olabilir. (2 m. civarıdır.)


* Mağara içindeki tavukla beraber bir veya birkaç civciv varsa ve bunlardan birisi kafasını arkaya çevirmişse ;Bu yüzde yüz ikinci bir mağara girişinin varlığına işarettir. Tavuğun yönüne bu durumda kesinlikle bakılmaz. Girişi bulmak için bir su kanalı oyması bulunabilir. Mağara duvarlarında çok dikkatli bir gözlem yapılmalı. En ufak bir detay bile gözden uzak tutulmamalıdır. Bu şekil girişler iki şekilde kapatılmıştır: birincisi horasan uygulamasıdır.Eğer böyleyse burada bir açıklama ile okuyucuya bir kolaylık gösterelim; Sabit ve yerli duvarlardan horasanlı duvarı ayırt etmek için bazen tokmak ve çekiç kullanırız. Kullanılacak çekiç asla demir olmamalı tahta çekiç (küçük balyoz) kullanılmalıdır. Çünkü horasanlı ve sabit kaya üzerine yapılacak vurgularda ikisinin çıkaracağı ses çok farklıdır. En ideal olanı tahtadan mamul bir çekiç ya da balyozun kullanılmasıdır.


İkincisi de yumruk büyüklüğünde taşlar, bildiğimiz harç benzeri karışımla örülmüş ve üstü Horasanlaşmış, mağara duvarlarının tabii haline uydurulmuştur. Burada da yine işaretlerinden yola çıkılarak horasanlı girişin bulunması gerekir. Bu da genellikle bir su kanalı gibi 1-2 parmak genişliğinde oyulmuş şeridin başlangıç ya da bitiş noktasıdır. Bu, mağara içindeki arayış içindir. Dışarıdaki girişin bulunması içinde yine aynı yolla hareket edilir. İçine su döküldüğünde akacak gibi olan mağaranın dışındaki bir su yolu bu giriş kapısını bize verecektir. Bu oymalar bazen çatallı olabilir. En sağlıklı yol, böyle bir su yolu bulunursa bunu en yüksek noktasından çok yavaş bir biçimde yeteri kadar su dökülerek suyun takip ettiği yolun bulunmasıdır. Gözle takip yanıltabilir. Çünkü oyulan su yolu alt eteklere inerken bilinçli olarak çatallandırılmış ve aldatıcı görünüm kazandırılmıştır. Su ise buradaki gerçek yolu takip edecek ve girişi gösterecektir.


* Sırtında civciv taşıyan tavuk varsa; o Civcivde kafasının dönüklüğünün olup olmadığına bakılır. Yoksa 50 metreyi geçmeden ileri istikamette kafa yada bütün tavuk şekli verilmiş bir kaya aranacaktır. Başı geriye yada yana çevrilmişse o istikamette aynı şekilde bakılır. Tavuk ve civciv konusunda şu bilgileri de göz önünde tutunuz: Sırttaki tek civcivde müjde olabilir. Sırttaki tek civcivde harita olabilir. Sırttaki tek civcivli tavuğun çevresi ıslatılırsa kuru iken görülmeyen ek işaretler meydana çıkabilir. 7 civcivli tavuğun ibiği varsa 2-2,5 metre civarında müjdesi olabilir. 7 civcivli tavuğun ana parası 7 adettir. Yada çevredeki 3-5 kişinin ancak devirebileceği kadar büyük çaptaki yerde yatan kayaların altına serpiştirilmiştir. Bu mantık kavimlere göre değişmektedir. Tavuk ve civciv sembolleri düz tarla kenarlarında kaya üzerindedir. Tavuğun üst gagası uzun, alt gaga kısa ise emanet tavuğun baktığı istikamette (50m den az) dır. Şayet alt gaga uzun,üst gaga kısa ise o taktirde yine 50 m.den az bir mesafede ve geri tarafındadır.


Civcivli Tavuk Eşkiya Paraları


Dereden 30 metre ötede büyük bir kayanın üzerinde 3 adet istavroz işareti,1 tavuk ve önünde yumurtası ve tavuk çanağından yem yer vaziyette ise bu eşkiya parasıdır.


Savak başı ark içinde 7 tane civcivli kuluçka tavuk, civcivlere saldıran bir de yılan resmi varsa buda eşkiya parasıdır.


9 civcivli tavuk işareti görürsünüz ufak yavru anasının üzerine çıkmış bir yılan onlara saldırır vaziyettedir ansının üzerindeki yavru horasandır tek bir Bizans altını içindedir.


bu dağ. 3 tarafı kaya kesme olup, 9 basamakla üzerine çıkarız 3 basamakla içeriye gireriz. sağ üzerinde oluk basında 9 civcivli tavuk ananın üzerinde bir civciv civcivi yılan kapacak şekilde karsısında bir kız tavuklara yem atar vaziyette. değirmen karsısında derenin öbür yakasında 10 adım oynayan ayı topaldır. Ayının topal bacağından 25 adım ileride yarık kaya üzerinde ayının kopuk bacağı mevcuttur. bu kayada 5 civcivli tavuk civcivin birisi ananın üzerinde tavuğun karşısında kartal uçar halde altında 2 kılıç çatık halde, karşısındaki dağda mağara. mağaraya gireriz burası veznedar emin beyin 3. selim han zamanından istanbul soygunundan kalma 111 torba define buradadır, ana meblağ budur.


bir mağaraya benzer giriş vardır kapısı batıya bakar içeri girdiğimiz zaman sağ duvarda isa kucağında Meryem ana sol duvarda 7 yavrulu tavuk vardır. mağaranın karısında biraz sağında 41 adım ana kayaya oyma bir kuyu vardır . kuyunun ağzındaki kayaya bir çerçeve oyulmuştur. bu kuyunun içine tünel ile tek bir odaya girilir burada 7000 okka altın vardır. bu işi bilen 8 kişiyi katledip kuyuya atılmıştır. kuyu 5 kulaç derinliktedir. değirmenin 41 kulaç doğu üzerinde 1 mezar yapılmıştır etrafı kızılcıktır mezar boştur tünel ile 2 odalı mahzene girilir. mahzenin tamamı Bizans hazinesidir .


Orta boylu papaz bu mağaradan dışarı bakar vaziyettedir. mağara içinde 7 civcivli tavuk mevcuttur. Papazlı mağaranın doğu kısmında 2 yılanlı ve 7 halkalı mağara mevcut, bu halkalara katırları bağlıyorlardı, bir bakir mevcut. mağara içinde 2 çember mevcut, bunların yılanın birinin kuyruğunda istavroz işareti, ve 12 civcivli tavuk görürsün, bu civarda 1 civciv tavuğun kanatları altında bu aslında tıpadır, bu tek civciv bolca müjde içerir. burada birde halka işareti vardır halkayı buradan 15 adımda kazarsan deri ile sarılmış bir kitap bulursun.


2 dere suyunun karıştığı yerden biraz aşağıda ana kayaya hark (ark) ile domuzluğu oyulmuş hargın boyu 12 adımdır. bu derenin Savak yerine 9 basamakla çıkılır 1. basamak kırıktır. Domuzluğa yakın sağ duvarın içinde 9 civciv ile bir tavuk, tavuğun sırtı üzerinde bir civciv vardır. sırttaki civcivin baktığı yerden bolca müjde alınır.


Binek taşı vardır. Bu taşın üzerine çıkıp karşıya bakınca küçük bir mağara görülecektir. Bu mağara askıdadır. Kapının yanına kesme bir yol vardır. Mağaranın kapısından iki kişi girecek genişliktedir. bu mağaranın kapısının üzerinde 6 civcive bir yılan saldırır halde, Bunların yanında bakraçlı bir kız resmi vardır. Mağaranın tavanında çatlak, bu çatlaktan sol el ile alınacak bir harita vardır, buradaki bütün hakikatlar bu haritadadır.


Bölgenin belirtisi saçaklı kayadır, bu saçaklı kaya altına 40 at çekilebilir. Buraya at bağlama yeridir, Yağmur yağarsa atların sağrıları ıslanır. Buranın altı taş döşemedir. Ön tarafında 30 metrelik bir uçurum var. Kayanın yanında ağaçlar var bu ağaçlar arasında bir ev kadar kaya var. Büyük malımız bu kayada dır. Bunun güney doğusunda bir avcı ve ceylan resmi vardır. Avcı nişan almış ceylan ona bakar vaziyette bu taşın önünde bir mezar var 7 heybe dolusu variyet burada taşın önünde gömülüdür. Burada 2 mağara vardır mağaraların biri açık diğeri kapalıdır. Kapalı olanın ağzı kemerle çevrilmiş olup üstünde 7 adet delik deliklerin altında kemerli olacak bu mağarada civcivli tavuk var. Altı civciv altında iki civciv sağında iki civciv ise tepesinde toplam 9 civciv bir tavuk olacak. Başındaki civcivin içinde para olup bölgenin nişanıdır.


Tavuk Ayağı


Ayak yapısı dere yapısıyla alakalıdır, 1 dere 3 kola ayrılır tam ortada 3 bakraç takyonus bulunur. bu para eşkiya parasıdır dikkat edin bu paradan 3 yerde vardır.


Diğer tecrübe: Civcivli tavuğun hediyesi tavuğun sırtındaki civcivin baktığı yerdedir, ana parayı bulmak için tavuğun ayağını bulmak gerekir, gerçek mal tavuğun yürüyüş istikametinde olup ters bir civcivle sizi arka tarafa yönlendirir burada kurnaz olun, eğer ayar parmaklarından biri farklıysa yön o taraftır onada dikkat edin.




Diğer tecrübe: Genelde Son nokta işaretidir Mala doğru yürümeyi ifade eder. son nokta burası değilse buradan görülür olmalıdır, 3 tepe varsa bakın hangi parmak farklıysa farklı parmak ile 3 tepeyi eşleştirin malın yeri orasıdır. bu her zaman tepe olmayabilir 3 yaşlı ağaçta aynıdır bu ağaçların 2 si ahlat biri erguvansa mal erguvandadır. bu 3 lerden biri mutlaka farklıdır farklı olan malı verir.


Civcivli Tavuk Define İşaretleri Fiyatları


Değerli defineci arkadaşlarım işaret satşı son dönemlerde o kadar ayküya çıkmış yalanlarki bunlara inanmamanız için böyle bir dip not geçmeyi düşündüm.


Bu yalan sırf işaretin yerini öğrenmek için yapılır, siz işareti gösterdiğiniz an; yok patron yurt dışında, vay efendim burayı biliyoruz buranın parası alındı, yok bu işaretin yanında birde şu işaret olması lazım gibi bin bir türlü yalanla sizi ekerler. Onlar için gerekli olan işaretin yerini öğrenmekti öğrendiler gittiler. Ne parası arkadaşlarım bunlara inanmayın böyle bi talepte bulunan olursa bu siteyi referans gösterin bakın 2 dakikada nasıl yan çiziyorlar. Unutmayın bir defineci işareti korumalı ona zarar vermemelidir. bizler birlik olup bu yeni dolandırma modelini el ele verip ifşa edeceğiz. Kalın Sağlıcakla. kaynak Define Sohbeti


Makalenin hazırlanmasında emeği geçen tüm define hocalarına define sohbeti olarak teşekkür ederiz.

Ermeni ve Rum Evlerinde Define Arayanlara Arşiv Konu


 Yunan ve Ermeni olanlar papazların saklama emri doğrultusunda ellerinde iğneden ipliğe kadar ev ve mağara gibi yerlerde sakladılar bu biliniyor. En değerli altın gibi eşyaları da evlerinde sakladıklarını biliyoruz şöyle bilgiler var, ev duvarı. çevresinde olan ağaç dipleri, bu ağaçlar genelde meşe, tut ağacı ve incir ağacı olur, bu ağaçların dibinde kesinlikle bakın gömü var ise kaya korlar bu kayalar doğal görülür bazende ağaç ve bahçedeki ocakların tam ortasında olan ana kaya altına koydukları da olmuştur. 


  • Ermeniler genelde 3 ağaç en yaşlı olanı hedef alarak gömerken rumlar ise gömüden sonra ağacı üzerine ektiklerine şahit oluyoruz, bu hesaba bazende kuyu dahil oluyor, ağaç kuyu ilişkisi dışında kuyu bir bütün olarak kullandıklarını biliyoruz, eski evlerdeki kuyular önemlidir duvarları ve tam dibini oyarak kullandılar bazende oda şeklide yapmışlardır dikkat edin uzun sure kullanılmayan kuyular çökme tehlikesi taşır. 


Evin bahçesini düşünün kare yapın tam ortasına bakın genelde taş içi yada altına korlar yok öle değilse 1,10 cm derinde olur, birde kuyunun iç duvarı önemlidir iç duvardaki yapı taşları arasında kaya yapısı daha kaliteli olan taşlara dikkat edin onların arkasında bir kese olur el dirseğe kadar girer keseyi alırsın, dikkat edin bazı kuyular içe doğru genişler, yani altı geniş üst tarafı dardır bu tip kuyulardan bir taş söküldüğünde kuyu direk göçer aman buna dikkat edin işimiz definecilere bilgi vermek hayatlarını tehlikeye atmak değil.


Ev içine gelince


Evin altına mahzen yaptılarsa temelden giriş olur, bu mahzen çok zaman kiler olarak kullanılır giriş ev içindendir başka yerden aramanıza gerek yok; Ermeniler yada Yunanlılar ev gibi yerlerde giriş yada son yere genelde aile putu deriz ya onu kullanırlar, içerideki ocağa dikkatli bakılmalı iç tarafta yukarı bir el uzatımı kadar yere kasa bırakırlar artı ocağın altına 1 metre inilirse gizli oda yapıldığını görebilirsiniz. Şöyle düşünün eşkiyalar kol geziyor her daim eve baskın yapıp tüm değerli eşyaları alıp gidiyor buna önlem için nasıl bir saklama metodu uygulamak lazım gibi kendi kendinize sorun öyle araştırma yapın. 


Bahçe


Yunan ve ermeni ev halkının mezarı ya evin bahçesindedir veya da yakında bulunan tepede olur, genelde mezarlarına hediye eşya koydukları da görülür. Yunan mezarları ermeni mezarlarına göre daha çok hediye eşya saklayan medeniyettir. Evlerdeki mutfaklarda önemlidir, buralarda para korlar genelde atık suyun koku pis olan yerleri tercih etmişlerdir, evlerin arkasında evle bağlantısı olmayan ahırı varsa mutlaka olur bu ahırdan depoya inmek için gizli kapı yaparlar tam temelden girilir ortalı olmalı girişiniz, pencereler kapılara da para saklandı ama parayı almanız için kapının yada pencerenin tam duvarlarını sökmek gerek zira onlar söker kasa yapar sonra tekrar yerleştirirlerdi. bazı yunan ve ermeni evlerinde mihrap gibi tak gibi yer olur bunlarda sıva varsa sıvanın arkasına bakılmalı artı tam önüne de bakılmalı taş altına para koydukları olmuştur.


Ocaklık


Ocaklığın altına dikkat edin burası en garanti yerdir, eve baskın yapan eşkiyaların hiç birinin aklına gelmeyecek nokta yanan ocağın altıdır, dediğimiz gibi para akla gelmeyecek yada baskın sırasında aranması en zor olan yerlere saklanırdı. Eşikliği düşünün oda aynı mantığa hizmet eder kapı eşikliğindeki kesme taşın altına bakmak kimsenin aklına gelmez kapıdan girişte ilk bastığınız taş çok önemlidir eğer karşı tepede küçük yuvarlak oyma ayak bastığınız yere bakar şekilde ise burada kesin para vardır. bu daha çok ermeni gömü mantığında yer alır, Yunanlılarda ise dış temel sıva altı gibi alması daha zor alanlar seçerler.


Duvarlar 


Yunan ve Ermeni evlerinde duvarlarda bazen oval taş olur bu taşların üzerinde işaret var ise çek bak onda mal var eyer işaret yoksa sırtını daya baktığı yer ya kapı yada penceredir oraları incele, kapı girişinde genelde 3 basamaklı giriş olur bu basamakları incelemek gerek nasıl mı kaldır bak altında ne var, evlerdeki sedirler vardır kayadan yapılır hanı oda mezarlarda cesetlerin olduğu sedir vardır bu evlerde aynı tipte sedirler olur onları iyi inceleyin bazen mal bazende gizli oda bu sedirin altında olur. 


Evlerdeki duvarlardaki olan murçlar çiviler çeşitli demir parçaları çakılı ise ki olur iyi incelenmeli ya altında olur yada sırtını daya karşısına bak orada olur. ama dediğim gibi bu demirlere iyi bakın hiç bir işe akla mantığa uymamalı olduğu yer.Birde şuna dikkat edin buna sıkça rastlıyoruz, evin oturma odasından dışarı görünür noktalar çok önemlidir, şöyle düşünün siz paranızı dışarı ağaç altına yada kuyuya sakladınız ama evin içinden her daim gömü noktasını görüyor olmalısınız bu en sık rastlanan sistem çokta haklılar kim olsa aynı yapar adam evinde salonda sedirin üzerinde oturuyor pencereden dışarı ilk baktığı nokta gömü yaptığı noktadır bunu dikkate alın evin oturma odasına girin pencereden dışarı bakın bakalım dikkat çeken neler var.


Ermeni Evleri Giriş Kapısı


Ermeni evlerindeki define yerlerini tek tek yazdık,  hepsinden önemlisi mantıktır siz olsanız nereye gömerim mantığını kullanın ona göre araştırma yapın.


1. Yemek ve ekmek pişirme noktaları olan (ocak)lar .buralarda gömüler ateşin tam altına gelen noktaya yapılabildiği gibi,bacanın içinde bir bölüme veya dış temel dipleri kullanılabilmektedir.


2. Merdiven atları.. buralarda tespit yapılırken eve giriş merdivenleri olabileceği gibi;iç mekandaki üst kat merdivenlerini de dikkatle gözlemlemek gerekir. Merdivenlerin önemli olan noktası en alttaki veya alttan üçüncü basamağın iç dolgusu olabilir. Özellikle taş veya moloz dolgulu merdivenler bu açıdan önemlidir.


3. Kapı eşikleri.. evlere girişte çoğu insanın dikkatini çekmeyecek olan noktalardan birisi sürekli üzerine basılarak geçilen kapı eşikleridir. Bu noktalar çoğu define avcılarının nasip elde ettikleri noktalardır. Bunun için sokağa açılan kapının iç eşiğinin altını sağlıklı bir biçimde tespitten geçirmek gerekecektir.


4. Avlu içinde uzun ömürlü ağaçlar.. bunlar genellikle armut ceviz alıç ve dut ağaçlarından oluşur. Zaman zaman çam ahlat gibi ağaçların altı veya belli mesafede yakınları tercih etmekle beraber. Değişik ağaçlar avlu içinde pek sık görülmemektedir. İsmini verdiğimiz meyve ağaçları Anadolu nun sıkça rastlanan türleridir. Bu tür ağaçlar gömü anlamında şüphe uyandırıyorsa bunların ev tarafından görülen yönleri içinde 3-5-7 gibi adımlarla çevresi cihazla taranmalıdır.ve tespitler buna göre yapılmalıdır. Şayet aynı avlunun içinde iki veya 3 gibi fazla sayıda ağaç mevcutsa bu durumda ağaçlar arasında geometrik bir bağlantı kurulmalıdır.


5.  ermeni evlerinde saklama metotları içinde eski evlerin büyük odalarındaki tavanda kullanılan (baba ) diye adlandırılan hatıl ağaçları içinde saklama yöntemleri vardır. Paralar ve kıymetli eşyalarını bu ağaçların içine 2 parmak girecek şekilde delik açılarak deliğin içine parmakla bastırılarak sıkıştırılır. Ve delikler parayla doldurulur.


6. ermeni ve Rumlara ait eski evlerin kalın duvarlı olanları içinde pencerelerin iç/alt kısmının oyularak paraların buralara doldurulması metodu bayağı yaygın rastlanmaktadır.


7. ahır ve kilerler. Hayvan barınağı olarak kullanılan ahır, Mekanları içinde özellikle saman doldurulan herkesin her an göremeyeceği mekanlar olan samanlık altları çok önemlidir. Kilerlerde ise harman zamanı bitirilip ev sahibinin bütün kışlığı olarak çuvallar dolusu buğday veya un malzemesinin tam altına gelen noktalar dışarıdan bir insanın hemen müdahale edebileceği noktalar değildir. Bu tür yerler insanların gözünden uzak olan hedeflerdir.


8. evlerde bulunan kuzu neler kaç adet olduğu bunların tamamının bacaları olup olmadığına dikkat etmek gerekir. Bacası olmayan sahte kuzu ne yemek pişirme yerleri mevcuttur.


9. evlerin üst bacalarında araştırma yapmak orda değişik bir taş veya baca kapaklarının içini mutlaka kontrol etmek gerekir.


10. Giriş kapısının kam karşı tavanı,  burayada dikkat edin ya işaret görürsün yada horasan sıva her ikisinden biri varsa gömüyü buldunuz demektir.


Bunların dışında akla hayale gelmeyecek pek çok noktalardan gömü çıkma olası çoktur. Bunlardan kuyular, Hayvan su içme yalak altları, Dibek taşı altları, gömme banyolar ve buna benzer sayamadığımız birçok yerlerde dikkatli ve araştırma yapılmalıdır.


Eğer ahır kapısı girişinde yani duvara gömülü (loğ) varsa ( eskiden toprak evlerin üstünü su akmasın diye yuvarladıkları 30 -40 kğ civarında yuvarlak kaya ) ermeni evlerinin çoğunda olur loğ dediğim yerdeyse malı içerideki sağ taraftaki pencerenin altında duvarın içinde olur eğer loğ renkli değilde beyaz ise üstünde istavrozu varsa loğun içinde olur 2 evin taştan merdiveni varsa 1. basamakla 3 basamağın altına taşları sökülüp bakılır 3 evin ocaklığı varsa ( odunla yemek pişirdikleri yer ) tam altı kazılır ona keza ocaklığın tam üstü yani baca deliğine dikkatlice bakın eğer değişik bir taş varsa çekmece olma ihtimali yüksektir ve o taşın üstünde de genellikle yarım ay istavraoz ve murç deliği olur 4 evin tataklığı ( yani önceden yatakların konduğu taştan örme yer ) boşluk sesi aranmalıdır 5 eğer evin ocaklığa yakın civarında veya ahırında taşta çakılı halkalı demir zikke varsa malı sikkenin tam karşısındaki duvarda olur eğer sikke halka yoksa olduğu taş sökülür.


Ayrıca;


1. Avluda veya bodrumda bulunan havuzun altında küçük mahzen olabilir?


2. Kuyunun ağzından itibaren 1 mt. aşağısında veya kuyunun hemen yanında kör pencere olabilir?


3. Duvar bulunan taşlardan,çok geniş olanının içi boş olabilir?bu taşlar genelikle mutfak duvarında olur.


4. Bodrum tavanındaki 2 ağacın arasında kaya parçası varsa? içi boştur


5. Avluda tulumbanın atık su için yapılan kanalı,yer altındaki tünelin şeması olabilir?


6. Bodruma inen merdivenin sahanlığının altında ve yan duvarlarında gizli pencere olabilir?


7. Bodrumun avluya bakan küçük penceresinin içinde olabilir?


8. Avluda bulunan incir ağacının dibinde olabilir?


9. Bodrum kapısının eşiğinden 1 adım ilerisinde olabilir ?


Ermeni Evleri 10 Madde Diğer Araştırma


1- Ermeni ve rum evlerinde şömine çok önemlidir şömineye bakın, çömine önündeki yatay taşada bakın, bazı evlerde tandır vardır, salondadır, tandırın içine bakın, içerideki taşlar arasında çekmece olan vardır yada horasan sıva vardır onlara bakın para onların arkasında olur.


2- Ermeni evlerinde misafir odalarına bakın, Örneğin, bazı Hristiyan evlerinde dini veya alt-kültürlerine ait, haç veya çift-başlı kartal gibi, dekoratif figürler vardır.


Mesela Müslüman evlerinde selamlık, evin erkek üyelerine veya erkek misafirlerine tahsis edilmiş bölmesidir. Haremlik ise bunun bayanlar için ayrılmış eşdeğeridir. Ev odalarının bu şekilde ayrılmasının gerisinde yatan fikir ‘mahremiyet içinde yaşamaktır’. Hristiyan evlerinde bu ayrım aile üyelerinin kullandıkları odalar değil sadece misafir odaları için vardı.


Ayrıca, Müslüman evlerinde Hıristiyan evlerinde olmayan, abdest ve banyo amaçlı kullanılan, sofa dahilindeki seki altında, ‘çağ taşı’ isimli bir bölüm bulunmaktadır. Bazı Ermeni evlerinde seki altı bulunduğu doğrudur ama dini amaçlı kullanılan bir yer değildir. Eğer ermeni evinde seki taşı varsa altına mutlaka bakın.


3- Birde ermeni evlerinde olan ama Müslüman evlerinde bulunmayan bir bölme vardır: bu bölme şarap mahzenidir. Çünkü dini nedenlerden dolayı gayrı-Müslimler evlerinde şarap tüketip üretebiliyorlardı. işte paranın olma ihtimali en yüksek yer burasıdır.


4- Evin giriş kapısına iyi bakın, üste bakın, üst tarafta niş yada balkon olmalıdır, kapının tam girişi letonlu yani kemerliyse ayağınızın altındaki merdiven yada eşik dediğimiz taşa bakın. giriş düz letonlu yani dikdörtgen kesme taş varsa orada birde atkı taşı olur bu taşın arkasına bakın orada iyi para vardır.


5- Eğer cepheden içe bükülen giriş varsa bu mimari yapının 2 penceresi vardır, bu pencerelerden dışarı bakarsan parayı görürsün.


6- Giriş cepheden dışarı doğru taşar şekilde yapılmışsa bu direk zengin evidir hemde çok zengin. buna konak derlerdi, bu evin avlusuna iyi bakın, köşk denilen alan olacak, yazın oturulan yerdir burada asma yada büyük ağaç olacak genelde gölge yerdir. yemek falan burada yenir, İşte buraya bakın ev sahibi avluda paranın üzerinde oturur vaziyettedir.


7- Ermeni evi yapımında kullanılan malzemelere çok dikkat edin, hem malzemeye hem metal aksamlara. ev eğer yontulmuş mermer taşla yapılmışsa bu mermerleri inceleyin, hepsi aynı mermer değildir farklı mermer ocağından getirilmiş mermer yapı taşı varsa bunun arkasına bakın para oradadır.


8- Ermeni evinde kitabe varsa burada mutlaka para vardır, kitabe genelde kapı girişinde biyerde olur yada ön cephededir. Bu kitabelerde haç, Dikdörtgen oyma, kare oyma, oval, üç dilimli (yonca şeklinde), yarım daire ve yuvarlak gibi dir boyları birbirinden farklı olabilir, pencerelerde yada girişlerde olur, özellikle üst kısımlardadır. eğer penceredeyse üste bakın üstte söve vardır yada sövenin üst tarafına bakın oralara biyere bakın bir miktar para vardır.


9- Ermeni evine giderken sokaktan avlu sınırına avlu sınırında girişe giden yolu iyi takip edin. avlu sınırına girdiğinizde paranın ya yanından geçersin yada üstüne basar geçersin.


10- Ermeni evlerinin planlarına iyi bakın,, genelde sofa-tokana ve harem üçlüsü şeklinde planlanır, yani hol salon aynıdır, tokanada dediğimiz mutfaktır,  harem ise yatak odasıdır. Bu evler avlu veya kapalı bir hol etrafında şekillenmiştir. bunlara Dışa kapalı içe dönük sofa merkezli evler denir. eve girdiğinde hol vardır hole girersin. duvara yakın yerlerde oturma sedirleri, yada süs eşyalarının koyulduğu taş masa vardır bunun altına bak altta zemin taşında farklı mermer taş olacak kaldır para altındadır.


Ermeni ve Rum Evleri Mimarisi


Bu konuda  Ermeni ve Rum konutlarının iç ve dış cephe tasarımlarının kapsamlı analizinden bahsedilecektir. Yoğunluk ermeni evleri ele alınmıştır. 


Ermeni evlerinin girişleri biçimleniş ve detayları ile en önemli sivil mimari unsurlarından biridir.  Girişleri oluşturan söveler, profiller, alınlıklar, konsollar, kemerler ve sütunlarla cephelere çok önemli sembolik anlamlar yüklenmiştir. 


Evlerin Genel Özellikleri


19. yüzyıl sonunda azınlık gruplar olarak adlandırılan Ermeniler genellikle ticaretle uğraşmışlar ve varlık içinde yaşamışlardır. Bu gruplar çoğunluk olarak doğu ve güney doğu bölgelerimizde görkemli ve büyük evler yapmışlardır.


Ermeni evlerinin planlarında, genelde sofa-tokana ve harem üçlüsü belirlemektedir. Bu dönemde yapılan evlerde planın fonksiyonelliği öne çıkarılmış ve evler avlu veya kapalı bir hol etrafında şekillenmiştir. Dışa kapalı içe dönük sofa merkezli evler daha sonra Hıristiyan nüfus ve Osmanlı’daki batılılaşma eğilimleriyle birlikte dışa dönük olarak planlanmaya başlanmıştır. Değişmeye başlayan ev anlayışında özellikle gösteriş ve ihtişama ağırlık verilmiştir.


Ermeni evlerinin bir kısmı  taş malzeme kullanılarak inşa edilmiştir, dar sokaklar boyunca birbirinin görüş alanını etkilemeyecek şekilde tek katlı, iki katlı ve daha çok konak niteliğinde değerlendirilmiştir (1. resim). Dış mimaride hareketli cepheler, açık köşkler, kat aralarındaki konsollar ve balkonlarla evler, ev sahibinin maddi gücünü temsil eder şekilde tasarlanmıştır.


Sokaktan avluya veya avludan eve geçişi sağlayan girişler, genelden özele geçişi belirleyen ev mimarisindeki en önemli unsurlar olarak dikkat çekmektedirler. Tarihi süreçte hiç kaybetmedikleri önemleri, sokak dokusuna sağladıkları hareketlilik ve dönem özelliklerini yansıtan üslupları ile giriş cepheleri oldukça farklıdır.


Girişlerin Konumu ve Yönü


Tarihi süreçte önemini yitirmeyen mimari öğeler olarak girişler, Ermeni evlerinde de, yöresel özellikler ve farklı tekniklerle biçimlenmiştir. Ermeni evlerinde girişler, genellikle cephelerin ortasına bazen de köşeye yerleştirilmiş ve üç farklı guruba ayırmak mümkündir. Her bir grubun kendi içerisinde farklı örnekler içerdiği görülmüştür. Cephelerde evin boyutlarına paralel olarak düzenlenen girişler, cepheleri hareketlendiren önemli mimari öğelerdir.


Girişler, genellikle evlerin sokağa açılmış ana kitlesinin ortasında konumlandırılmıştır. Bazı evlerde, özellikle konak tarzı zengin evlerinde bu konumlanış yön olarak sokaktan uzaktır. Az da olsa bazı örneklerde girişler, arazinin yapısından dolayı köşeye alınmış veya yana kaydırılmıştır. Özenli konumları ile vurgulanan girişler büyüklükleri, genişlikleri ile evlerin hacim ve mimarisine paralel olarak şekillenmiştir.


Belli bir yön olgusunun olmadığı, arazinin konumuna göre yapılandırılan evlerde girişler, bazen bir niş içine bazen de bir balkon altına çekilmiştir. Bu anlamda cephedeki hareketliliğin yanı sıra girişler güneş, yağmur, kar gibi dış etkenlere karşı da korunmuştur.


Konumlarına Göre Girişler ve Özellikleri


1. Cepheyle Aynı Düzlemde Olan Girişler


2. Cepheden İçe Çekilen Girişler


3. Cepheden Dışa Taşan Girişler olarak üç farklı tipe sahip girişler, kendi içlerinde de;


Tipolojilerine Göre Girişler


Düz Lentolu Girişler


Kemerli Girişler


b.1. Basık Kemer Formlu


b.2.Yarım Daire Kemer Formlu


c. Herhangi Bir Sınıflamaya Dahil Olmayan Diğer Girişler


1. Cepheyle Aynı Düzlemde Olan Girişler


Bu tür girişler, cephede dışa ya da içe doğru herhangi bir taşıntı yapmadan duvarla aynı düzlemde konumlandırılmıştır. Ermeni mimarisinde  incelenen eski evlerde yaygın olarak kullanılan bir giriş tipidir.


1.a. Düz Lentolu Girişler: Bu tipteki girişlerin kullanımı, kemerli girişlere göre daha azdır. Fakat çok sade örneklerin yanı sıra çok özellikli örnekler de bulunmaktadır. Lentolu girişlerde dikdörtgen [prizma] içerisine yerleştirilen kapı üzerindeki atkı taşı ve üstüne konan çeşitli formlardaki pencerelerle, girişlere farklı ifadeler kazandırılmıştır. Bu düzenleme yaygın olarak kullanılmıştır.


 1866 tarihli bir ermeni evi girişi düz lento ile biçimlenmiştir. Giriş üzerinde yer alan kilit taşı vurgulanmış yarım daire formlu giriş alınlığı, demir şebekeli pencere açıklığı şeklinde düzenlenmiştir. Bu uygulama cephe hareketliliğine katkıda bulunduğu gibi aydınlık unsuru olarak da dikkat çekmektedir. düz lentolu girişte ise cephe bir haç formu içerisine yerleştirilmiştir. Silmelerle çerçevelenen cephede oval pencere ve üst kısımda boş kitabelikle bu tipte farklı bir uygulamanın örneğidir.


1.b. Kemerli Girişler:


b.1. Basık Kemer Formlu Girişler: Girişlerde en çok kullanılan kemer formudur. Genellikle dikdörtgen prizma şeklinde düzenlenen girişlerde bu tip, farklılıklar göstererek uygulanmıştır. Basık kemerler geçmesiz düz, bazen de geçmeli (lambazıvana) olarak düzenlenmiştir. İki renkli taşların da alternatif olarak kullanıldığı bu tipte geçmelerin, cepheye hareketlilik kattığı da bir gerçektir. Basık kemerle profillenen taş söveli girişlerde kilit taşı, kemerin bitim noktası ve kemer köşelikleri de genellikle bezeme alanı olarak kullanılmıştır. Yapılan araştırmada bu tipte özellikle detaylarda farklı çok fazla örnek tespit edilmiştir.  üzerinde üç dilde yazılmış bir kitabesi bulunan H.1244 tarihli giriş cephesi, basık kemerli ve sade bir düzenlemeye sahip olanlar vardır. Ermeniler bu tip girişler oldukça yoğun olarak kullanılmıştır.


b.2. Yarım Daire Kemer Formlu Girişler: Girişlerde yaygın olarak kullanılan ikinci kemer formu yarım daire kemerdir. Türk sanatına yabancı olan bu form Ermenilerde yoğun olarak yaşayan Hıristiyan nüfusun mimariye etkisi olarak düşünülebilir. Kuruluş olarak diğer tip girişlerle aynı mantıkla oluşturulan kapılarda kemerler fazla derin tutulmamıştır. Dekoratif özelliğiyle ön planda olan bu tip girişler, cepheye sağladığı hareketlilik ve farklı kimlikleriyle kendine özgüdür.


Bu tipte birçok örnek tespit edilmiştir, Farklı derinliklerdeki silmelerle çerçevelenen giriş, içten alçak kabartma (rölyef) tekniğinde dilimli bir frizle hareketlendirilmiştir. Geçmeli olan taşlarla oluşturulan kemerin üzerinde dikdörtgen formunda bir kitabelik yer almaktadır. Bunun içerisinde uç kısımları palmetlerle sonlanan iki madalyon kabartma olarak değerlendirilmiştir.


c. Herhangi Bir Sınıflamaya Dahil Olmayan Diğer Girişler: Bu grupta dilimli, at nalı veya daha farklı biçimde şekillendirilmiş kemer formları giriş açıklıklarını kapatmaktadır. Bu tipe 87 Nolu evin dilimli girişi bu grupta incelenebilecek sade bir örnektir.


2. Cepheden İçe Çekilen Girişler


Bu tip girişler Ermenilerde yoğun olarak kullanılmıştır. Cephede, yüzeysel niş şeklinde veya daha derin eyvan tarzında uygulanarak düzenlenen girişlerle hem hareketlilik sağlanmış hem de giriş dışarıdan gelecek olumsuz şartlara karşı korunmuştur. Farklı derinlikleriyle girişler, tek ya da çift yönlü düzenlenen basamaklarla vurgulanmıştır. Girişlerdeki bu derinlikler bazen keskin hatlı prizmalarla bazen de taşıyıcı özelliği olmayan sütun veya yüzeysel payelerle çerçevelenmiştir. Bu girişlerin üzeri açık farklı uygulamaları da mevcuttur. Bu tip girişlerde tepe veya yan kısımlarda ki pencere kullanımı da yaygındır. Bu pencerelerin dekoratif özelliğinin yanı sıra fonksiyonel özellikleri ön plandadır.


Cephedeki konumlandırılışlarıyla farklı olan bu tipteki mimari kuruluş ve düzenleme, diğer girişlerle hemen hemen paraleldir. Lento veya farklı kemer formlarıyla biçimlenen bu tip girişlerde de diğer grupta olduğu gibi sade örneklerin yanı sıra abidevi örnekleri de görmek mümkündür. 


Bu tipteki örnekler;


2.a. Düz Lentolu Girişler: Bu tipe,  evin giriş cephesi düz lento ile oluşmuş anıtsal bir örnektir. 1866 tarihli olan bu cephede, iki kademeli olarak düzenlenen giriş, en dıştan yuvarlak bir kemerle sınırlanmış içte ise kapı iki sütunla hareketlendirilmiştir. Sütunların başlıkları volütlü ve uzun tutulmuştur. Sütun başlıklarının üzerinde yuvarlak kemerle cephe tamamlanmış ve orta kısmında dikdörtgen çerçeve içerisinde üç dilli bir kitabe bulunmaktadır.


Bu tipe diğer bir örnek ise, Düz lento ile biçimlenen giriş anıtsal bir örnektir. 19. yüzyıl sonlarına tarihlendirilen girişte lento yanlarda volütlerle hareketlendirilmiş ve ön kısımda yuvarlak formlu bitkisel üstte ise yumurta dizisinin yer aldığı başlıklarla ağır bir korniş taşınmaktadır. Bu kornişin üzerinde dikdörtgen formlu pencere yer almaktadır. Giriş cephe hizasından itibaren yuvarlak kemerle tekrar vurgulanmıştır. Bu tipte anıtsal örneklerin yanı sıra basit düzenlemelere sahip örnekler de mevcuttur.


2.b. Kemerle Oluşan Girişler


b.1. Basık Kemerle Biçimlenen Girişler: Girişler basık kemerle biçimlenmiştir. Girişteki basık kemerler ikili geçme taşlarla oluşturulmuştur. Kilit taşlarında da 1255 tarihini veren bir kitabe bulunmaktadır.


b.2. Yarım Daire Kemer Formlu Girişler:  Bu tipte düzenlenmiş örneklerden sadece biridir. Kemerin kilit taşında üç dilli bir kitabe ve 1864 tarihi yer almaktadır. Dikdörtgen planlı bir de pencere bulunmaktadır. Ermeni evlerindeki  girişler de genellikle en yaygın olarak kullanılan tiptir


Herhangi Bir Sınıflamaya Dahil Olmayan Diğer Girişler: Bu tip girişlerin Germir’de oldukça farklı örnekleri bulunmaktadır. Bu grupta dilimli kemer formu veya daha farklı formlar da giriş kapılarında uygulanmıştır.

3. Cepheden Dışa Taşan Girişler

Ermeni evlerinin sokak cephelerinde önemle vurgulanan bu tip, girişler içerisinde en özellikli olandır. Cephedeki simetrik kuruluşları, dışa veya yukarı taşıntıları ile daha çok zengin insanların yaşadığı konak tarzındaki evlerin girişleri bu şekilde düzenlenmiştir.  Rum ve Ermeni dış kapıları genelde ‘arkaik’ tarzı yansıtırken, Müslüman ev girişlerinde ‘Selçuklu’ tarzına rastlanır. Ermeni evlerinin avlularındaki ‘köşk’ denilen alan, yazları aile üylerinin oturma, uyuma ve yemek yeme mekanı olarak kullanılıyordu.


Bu tipteki girişler;


a. Düz Lento ile Oluşan Girişler

Yarım Yuvarlak Formlu Kemerle Oluşan Girişler olarak ikiye ayrılmaktadır. Gücün ve zenginliğin vurgulandığı  girişlerde, zengin taş bezemeleri, katlı profillerle taçlandırılmış çeşitli formdaki kemerleri ile ışık gölge pilastikitesi keskin ifadelerle sunulmaktadır. Diğer iki gruba göre örnekleri daha azdır. Mimari ve dekoratif öğeler, kapıların ifade kazanmasında yine en belirleyici unsurlardır. Bu tipteki anıtsal örneklerle evlere kazandırılan kimlik o dönemin sanat anlayışı ve üslup özellikleri açısından belirleyici bir nitelik taşımaktadır.


a. Düz Lento ile Oluşan Girişler: 1866 tarihli  evin giriş cephesinde görülmüştür. Giriş düz lento ile oluşmuş ve üzerinde yarım yuvarlak formlu içerisi özellikli şebekelerle dolgulanmış bir pencere ile tamamlanmıştır. Giriş dıştan çift sütunlarla sınırlandırılmış ve sütunlar üstte yuvarlak kemerlesonlandırılmıştır. Girişteki kemerlerin kilit taşları vurgulanmış ve en üstte taş konsollarla cephe tamamlanmıştır.


Yarım Yuvarlak Formlu Kemerle Oluşan Girişler:   Papazın evi olarak bilinen bu tip  önemli örnektir. 1878 tarihli olan bu cephe yuvarlak kemerle oluşturulmuş bezeme özellikleri ve farklı kimliğiyle anıtsal bir cephe örneğidir.


Girişlerdeki Malzeme ve Teknik


Özenli düzenlemeleri ile girişlerde taş malzeme kullanılmıştır.  işlenmesi kolay taşlarla, Girişler çok düzgün ve temiz bir işçilikte ele alınmıştır. Ermeni evlerindeki taş malzeme genellikle taş ocaklarından getirilen yonu taşlarından yapılmıştır.


Taş işçiliğinin bir sanat haline geldiği Ermenilerde, bu olgu girişlerde önemini daha da artırmaktadır. Yüzeyi sıvanmayan taş, alçak-yüksek kabartma, oyma (kazıma) ve çizgi gibi farklı tekniklerle adeta evlerin konuşan dili olmuştur.


Girişlerde taş, ahşap ve metal başarılı bir şekilde kaynaştırılmıştır. Her birinin farklı kullanım yerleri olan bu malzemelerden ahşap, çift ya da tek kanatlı kapılarda, çatkı veya çatma gibi tekniklerle oluşturulmuştur. Girişlerde kullanılan tokmak, kilit, çivi gibi metal aksamlarda da dövme ve döküm teknikleri kullanılmıştır.


5. Girişlerdeki Metal Aksamlar


Eski Ermeni evlerindeki girişlerin zenginliği, kapıların metal aksamlarında da devam etmektedir. Ev sahibinin mesleğinin, dininin, gücünün kısaca kimliğinin yansıtıldığı girişlerde; kapılardaki tokmaklar, kapıların büyüklüklerini destekleyen farklı özellikteki kilitler ve kabaralar (çiviler), kullanılan başlıca metal unsurlardır.


Ermeni ev girişleri genellikle bir avluya açıldığından ses, içeriye tokmaklarla duyurulmuştur. Bu doğrultuda kapıların hemen hepsinde özellikle çift tokmak kullanımı yaygındır. İki bölümden oluşan tokmaklar, dövme ve döküm tekniğinde yapılmışlardır. Çeşitli şekillerde biçimlenen tokmakların ev sahibine dışarıdaki misafirin cinsiyetini bildirmesi de ilginç özelliklerindendir.


İncelenen evlerdeki kapılarda biri aşağıda biri yukarda ya da aynı düzlemde yerleştirilmiş, biri büyük diğeri küçük, özellikle ikili ve üçlü tokmakların kullanıldığı görülmüştür. Ev sahibi ve kapıya gelen kişi arasında bir iletişim çözümlemesinin sağlandığı tokmaklar fonksiyonel kullanımın yanı sıra gelişmiş şekilleri, zengin motifleri ve farklı tipleri ile kapıların vazgeçilmez süsleri olmuştur. Kapılarda kullanılan tokmağın çeşidi ve süslemesi de ev sahibinin maddi gücü ve kimliği ile doğrudan bağlantılıdır. Ermenilerin kullandığı giriş kapı tokmakları günümüzde de aynı amaçla kullanıldığı görülmüştür.


Ermeni Evlerindeki Semboller


Genellikle 19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başlarına tarihlenen evlerde, kâinatın sonsuzluğunu sembolize eden geometrik motifler, doğadan alınarak stilize edilen çiçek, yaprak, dal gibi bitkisel motiflerle tokmaklar bezenmiştir. Aslan, kartal, yılan veya farklı tiplerde insan yüzleri hatları detaylı işlenmiş figürlü tokmakların, her birinde kendine özgü ikonografisi bulunan ilginç motifler kullanılmıştır. Kapılarda sıkça kullanılan, form olarak birbirine benzeyen ancak detaylarda farklılık gösteren kadın eli şeklindeki tokmaklardır. Bu tokmaklardaki el yapıları, bilek tipleri, elin anatomik kuruluşu ve yüzükler farklılık gösteren detaylardır. Daha basit tipteki yuvarlak, düz halka örneklerinin de var olduğu tokmakların dışında duyuru aracı olarak çanların da kullanılması farklıdır.


Anıtsal, korunaklı kâgir duvarlar arkasında kapıların güvenliği kilitlerle sağlanmıştır. Bazen çok basit bazen de karmaşık düzeneklerle kurgulanan kilitler, form olarak da çeşitlilik göstermektedir. Her kapıda en az iki en fazla beş veya altı kilit bulunmaktadır. Sayısı ile zenginliğin bağdaştırıldığı kilitler, dövme ve kakma gibi tekniklerle birer sanat eseri niteliği kazandırılmıştır. Kilitlerin üzerinde çeşitli figür ve motifler oluşturulmuş ve bunlar “S-C” kıvrımlı volütlerle süslenmiştir.


Bastırık adı verilen demir çubuklar da koruma amaçlı kullanılan diğer bir metal aksamdır. Frengi ya da çeşitli menteşeler de unutulmamalıdır. Belli bir standardı olmayan çift kanatlı ahşap kapılar genellikle çatkı tekniğinde yapılmıştır. Bağlayıcı unsur olan demir kabaralar aynı zamanda değişik çizgi ve dizileri ile birer süs unsuru haline getirilmiştir.


6. Girişlerdeki Kitabelikler ve Aydınlatma Pencereleri


Ermeni evlerindeki girişlerde dikkat çeken bir diğer öge de tarihi belge olan kitabeliklerdir. Konumları ile vurgulanan kitabelikler, genellikle yöreye özgü olan beyaz mermerdendir. Dikdörtgen bir çerçeveyle sınırlanan kitabeler, çeşitli silme ve motiflerle bezenmiştir. Farklı şekilde düzenlenen madalyonlar da bu amaçla kullanılmış ve buradaki yazı tipi ile süslemenin karakteri de yine ev sahibinin kimliğine göre şekillenmiştir. Girişlerde boş bırakılan dekoratif kitabelikler de çoğunluktadır. Belge niteliğindeki kitabeliklerle girişlerdeki süslemeye katkı sağlanmıştır.


Dikdörtgen, kare, oval, üç dilimli (yonca şeklinde), yarım daire ve yuvarlak gibi çeşitli form ve boyutlarda pencereler de girişlerde, özellikle üst kısımlarda kullanılmıştır. Aydınlatma amacıyla konulan pencerelerin dekoratif anlayışta düzenlenen şebekeleri girişlerin çekiciliğine katkı sağlamaktadır.


7. Girişlerdeki Bezeme


Girişlerdeki sembolik anlamlar yüklenilen süsleme, işçilik ve teknik açıdan kullanım alanları ile orantılıdır.


Ev sahibinin sosyal ve ekonomik gücü ile doğrudan orantılı olan girişlerdeki süsleme, özellikle taşın farklı ifadeleriyle oluşturulmuştur. Süsleme açısından basit, sade örneklerin yanı sıra çok hareketli, renkli ve süslü örnekler de mevcuttur. Batılı etkilerin de ağırlıklı olarak izlendiği süsleme daha girift ve ağırdır, bu da bu girişlere aşılamaz bir etki vermektedir. Antik, klasik, barok-rokoko, ampir ve neo-klasik gibi farklı üsluplar girişlerde eklektik anlayışla uygulanmıştır. Yöresel özelliklerin de görüldüğü karma süsleme anlayışı, teknik olarak en olgun seviyededir.


Boşluk ve dolulukların dengelenmeye çalışılarak uygulandığı yüzeylerde estetik, simetriyle sağlanmıştır. En basit giriş bile birkaç silmeyle hareketlendirilmiştir. Girişlerde kemerler, kemer köşelikleri, kuşatma kemeri, söveler, bordürler, kitabelikler, aydınlatma pencerelerinin çevresi varsa sütun ve sütun başlıkları özellikle süslemenin yoğunlaştığı kısımlardır. Rölyef tarzın ağırlıklı olarak kullanıldığı girişlerde; geometrik, bitkisel, az da olsa figürlü süsleme, çizgisel eğriler (silmeler), “S-C” kıvrımlı volütler, rozet ve kabaralar bazen de taşın kendi sadeliği süslemeyi oluşturan başlıca unsurlardır (resim 20).


Girişlerde belli bir kimliğe bürünen süslemenin çok azı birbirinin tekrarıdır. Bu kadar zengin süsleme anlayışı, halkın ekonomik zenginliğinin bir ifadesidir. Bu ifade bütün ilgiyi buraya yöneltmiş ve ev sahibinin gücü burada vurgulanmıştır.


Girişler üzerindeki metal elemanlarla oluşturulan süsleme de çok ahenkli ve zevklidir. Özellikle pencere demirleri ve tokmaklarda bu çok ileri bir düzeye götürülerek dönemin tüm sanat ve süsleme özelliklerini yansıtmaktadır. Kilitler, çiviler ve aydınlanma pencerelerinin şebekelerindeki metal süslemeler de ince işçilikteki tasarımlarıyla süslemeye katkıda bulunmaktadır. Girişlerde en az kullanılan süsleme ahşaptır. Kapı kanatlarının metalle kaplanmayanları daha sadedir.


Anadolu toprakları farklı etnik grupların bir arada yaşamasından dolayı çok zengin ve renkli bir mimari karaktere sahiptir. Yapılan araştırmada değerlendirilmeye alınan Ermeni ve Rum evlerindeki girişler, zengin bir kültürün mimariye yansıyan önemli bir kısmıdır. Müslüman ve Hıristiyan nüfusun bir arada yaşadığı mahallelerde girişlerde iki farklı mimari üslup kendini ağırlıklı olarak göstermektedir.  Müslüman evlerinde daha sade yalın düzenlemeler, Hıristiyan evlerinde ise güç ve zenginliğin yansıtıldığı mimari unsurlar olarak biçimlendirilmişlerdir.


Ermeniler Rus ve Fransız İle Birleşip Osmanlıya İhanet Etmesi


Osmanlı toplumuna uyum sağlamış, uzun yıllar boyunca rahat ve güvenli bir yaşam sürdüren Ermenilere, Osmanlı yönetimine olan bağlılıklarından dolayı ‘Millet-i Sadıka’ denmiştir. 


Ancak  batı devletlerinin ve Rusya’nın siyasi emelleri, Fransız İhtilali’nin etkileri, Ermeni Kilisesi’nin kışkırtmaları, misyonerlerin özellikle Amerikan misyonerlerinin Ermeniler üzerindeki faaliyetleri gibi nedenler, Ermenilerin zihinlerinde bağımsızlık fikirleri oluşturmuştur. Ermeniler, bu fikirleri hayata geçirebilmek için hem Osmanlı sınırları içinde hem de dışarıda ihtilal komiteleri ve cemiyetleri kurarak, etkinliklerde bulunmuşlardır.  Kendilerine, İtilaf Devletleri tarafından bağımsızlık vaadinin verilmesiyle; Anadolu’nun çeşitli yerlerinde isyanlar çıkaran, casusluk faaliyetlerinde bulunan, Osmanlı ordusunun ikmal yollarını kesip, askerlere yardım götürülmesini engelleyen,  Ermeniler, bu gibi davranışlarla da yetinmeyip I. Dünya Savaşı sırasında Rus ve Fransız ordularında, Osmanlı Devleti’ne karşı savaşmışlardır. 


I. Dünya Savaşı’nın başlarında, Ermeni temsilcileri, yukarıda belirtilen davranışlardan vazgeçmeleri için Osmanlı yöneticileri tarafından defalarca uyarılmıştır. Bu uyarıların işe yaramaması üzerine Ermenilerin bir kısmı, 27 Mayıs 1915 tarihinde çıkarılan geçici ‘Sevk ve İskân Kanunu’yla, bulundukları yerlerden, ülkenin Halep, Şam, Zor, Musul gibi yerlerine sevk edilmiş ve onların oralarda iskân edilmeleri sağlanmıştır.  


Zorunlu Göç


Bu zorunlu göç sırasında Ermenilerin çoğu değerli eşyalarını yolda karşılaşılabilecek tehlikeler nedeniyle yanlarına almayıp evleri, arazileri, bağ bahçelerinin uygun yerlerine saklamış daha sonra geldiğinde yeri kaybolmayacak şekilde işaretlemiştir. .  Bunların bir çoğu gelemediği için sakladığı paralar hala yerinde durmaktadır. 


Para Saklama Metotları


Ermenilerde çok farklı saklama çeşidi vardır, göçe tabi tutulduğu dönemde acil yapılan gömüler çok derin olmayıp ortalama 30 cm ile 1 metre civarlarındadır. Bunların kayalara oyulmuş oyma kabartma şeklinde define işareti bulunmamaktadır. Genelde yaşlı ağaçlar, bahçelerinin köşeleri, kuyular, ahırlar, kiler gibi bölgeleri saklama yerleri olarak seçmişlerdir.


Tehcire tabi tutulmadan önceki varlıklı ermeniler paralarını evlerin içindeki ocaklar, kapı eşiği, baca duvarı, evin avlusundaki kuyu içi ve dış yanları, avludaki 3 yaşlı ağaçtan en yaşlı olanının yanına, bu ağaçlar çoğunlukla dut ağacı olur. bazen farklı olur. kilerdeki yapı taşlarında farklı olan vardır sökülüp takılabilen taş türüdür, yine zemin taşında kaldırılıp tekrar koyulan taşlar para saklama yerleridir. 


Ermeniler eşkiya baskınlarına karşı bu saklama metotlarına gerek duymuştur, para en çok avludaki kuyu çevresinde yada içindeki her hangi bir yapı taşının arkasındadır. Yada oturma odasına oturduğunda pencereden baktığı zaman direk parayı göreceği yer seçilirdi. Bu en yaygın olanıdır, sizde bir ermeni evi bulursanız pencereden dışarı bakın gördüğünüz yerleri araştırın. Hiç bir ermeni pencereden göremeyeceği yere para saklamamıştır. 


Rumlar Mübadele İle Yer değiştirildi


Mübadele "zorunlu yer değiştirtme"dir. Mübadele, 1923'de yılında Lozan Antlaşması'na ek protokol uyarınca Türkiye'deki Rumların Yunanistan'a, Yunanistan'daki Türklerin Türkiye'ye zorunlu göçü sürecine verilen addır. bu durum ermenilerden farklıdır, Ermeniler zorunlu göçe "Tehcir"  tabi tutulmuştur. Mübadele ve Tehcir farklı şeylerdir.


Mübadele, görünürde karşılıklı bir anlaşmayla yapıldı her şeyin yolunda gideceği düşünülüyordu, Fakat anlaşanlar, masa başında karar verip kağıtlara imza atmasıyla her şeyin kolayca olacağını sanmışlardı.  Oysaki yerinden yurdundan edilecek milyonlarca insana kimse bir şey sormamıştı. Diplomasiye göre, "barışçıl" bir yer değiştirmeydi bu; ama gerçek öyle olmadı. Mübadele, iki halk açısından da acılı bir süreç oldu.


Ülkemizde Yığınla Tehcir ve Mübadele Zenginleri Var


Halkların acıları, ölümleri, kimilerine zenginlik olarak dönüş yaptı. Mübadele de, aynı tehcir gibi, yeni zenginler yarattı. Rumların geride kalan malları, mülkleri, altınları ve diğer değerli eşyaları il fırsatta yağmalandı. bulunamayan altınların bir kısmı defineciler tarafından alınırken çoğunun hala yerinde yeni sahibini bekledş,iğini söyleyebiliriz.


Rumların para saklama yöntemleri ermenilerden biraz farklıdır, özellikle karadeniz rumları parayı gömdükten sonra üzerine mutlaka meşe ağacı dikerdi. Bu rumların en yaygın para saklama şeklidir. rum evi bahçesinde yaşlı meşe varsa altına bakmalısınız, genelde 2 yada 3 meşe olur siz en yaşlı olanın altına bakacaksınız, bu para ağaç kesilip kök sökülmeden alınmaz.  bunun için mülki amirliğinden izin almanız gereklidir.


Rum parasını almak ermenilerden daha zordur, diğer rum  para saklama yöntemi evin temelidir, evin temel taşları arasında yassı ve işlenmiş olanı varsa bunun altına bakılmalıdır. Rumlar paralarını sanki bir daha almayacaklarmış gibi sağlamca saklar,  50 sene sonra torunum alsın dercesine kendisinin bile ihtiyaç duyduğunda alamayacağı şekilde saklar. 


Örnek olarak ermeni kuyu paralarını alması çok kolaydır, kuyu içindeki yapı taşlarından kesme olanı tıpkı çekmece gibi çeker elini dirseğine kadar sokup parayı alırsın. Rumlarda durum böyle değildir. rum kuyuya para saklamışsa üste yakın yere saklamaz, kuyunun alt yapı taşlarından birine saklar o taşı çıkarmaya çalıştığında kuyu içine çöker.  neredeyse bütün yükü çeken taş seçilir onun arkasına saklanır. koyarken bile bu adam bunu nasıl koymuş diye merak edersin, bizim tahminimiz bu paralar kuyu inşası sırasında koyulan paralar, kuyunun bütün yükünü çekecek taş yerleştirilmeden önce paranın saklandığını düşünüyoruz. Daha sonra üst taşlar yerleştirilerek kuyunun yapımı tamamlanır.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *